YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18902
KARAR NO : 2013/17040
KARAR TARİHİ : 03.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı tarafa zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacının yaralandığını açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 500 TL geçici, 7.000 TL daimi iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah ile maddi tazminat talebi miktarı toplamını bilirkişi raporu doğrultusunda geçici iş göremezlik zararı için 2.482,14 TL’ye, daimi iş göremezlik zararı için ise 34.006,41 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; hatır taşıması indirimi yapılarak davanın kısmen kabulü ile, 27.366,41 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda BK.nun 43. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmakta ise de bu indirimin yapılabilmesi için davalının savunmasında bu hususu ileri sürmesi icap eder.
Davalının bu yönde bir savunması olmamasına rağmen mahkemece ve ayrıca bilirkişi tarafından resen hatır taşıması indirimi yapılması isabetli değilir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 3.12.2013 günü üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla ile karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY
Somut uyuşmazlıkta;
Hatır için taşındığı konusunda bir uyuşmazlık bulunmayan davacının, davalıya …’li araçta geçirdiği kaza sonucu yaralanması üzerine davalı aleyhinde eldeki dava açılmış,
Davalı davanın reddini savunmuş,
Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda “davacının kusursuz olduğu, araçta hatır için taşınması nedeniyle hesaplanan tazminattan %20 oranında indirim yapılmasının benimsenmesi halinde zararının 34.006,41 TL olacağı” bildirilmiş,
Mahkemece bilirkişi raporu benimsenerek hesaplanan tazminattan ikinci kez hatır taşıması indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,
Davacı vekilinin temyizi üzerine yerel mahkeme kararı yazılı gerekçe ile bozulmuştur.
Sayın çoğunluğun davalının savunmasında açıkça bildirmemesi nedeniyle hatır taşıması indirimi yapılamayacağına ilişkin bozma gerekçesine katılamıyorum.
2918 sayılı yasanın 87.maddesinde “yaralanan veya ölen kişinin hatır için karşılıksız taşınması halinde…işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu…”
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 51/1 maddesinde “hakimin tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını gözönüne alarak belirleyeceği…” (mülga 818 sayılı BK 43/1),
6098 sayılı yasanın 52/1 maddesinde de “zarar görenin, zararı doğuran fiile razı olması veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olması veya tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırması halinde hakimin tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği…” düzenlenmiştir.
TBK 51 maddesinde sözü geçen “durumun gereği” ekonomik ve sosyal olgular içinde değerlendirilebilecek geniş yorumlu bir kavramdır. Burada hakkaniyet esas alınarak zarardan bir miktarının indirilmesinin gerekip gerekmediği TMK 4 maddesi gereğince hakimin takdirine bırakılmıştır.
Hatır taşımasından yapılacak olan indirimin hakimin takdirine tevdi edilmiş olması nedeniyle hatır taşımasının varlığı halinde, hakim tarafından yapılacak indirim nispetinde davalının tazminat borcu hiç doğmamıştır. Tazminat borcunun miktarı kuruluş anından itibaren etkilenmektedir.
Bu durumda hatır taşıması nedeniyle yapılacak indirim def’i olmayıp teknik anlamda itirazdır. Yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re’sen gözetilmesi gereken hususlardandır.
İtirazların mutlaka davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli değildir. Hakim kendisine usulüne uygun biçimde sunulan dava malzemesinden (davacı veya davalının bildirdiği vakıalardan, yani dava dosyasından) bir itirazın varlığını öğrenirse bunu davalının ileri sürmesine gerek kalmadan kendiliğinden dikkate alacaktır.
Uyuşmazlıkta dava dosyasındaki kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar ve ekleri ile davacı vekilinin 17.3.2010 günlü beyanından, davacının davalıya …’li araçta hatır için taşındığı anlaşılmaktadır.
Davalının açıkça hatır indirimi savunmasında bulunmaması, dava dosyası içeriğinden anlaşılan hatır taşınması nedeniyle hakimin TBK 52 maddesi gereğince tazminattan hakkaniyet ölçüsünde indirim yapmasına engel değildir.
Yerel mahkemece, hesaplanan tazminattan TBK 52 maddesi gereğince re’sen indirim yapmasının hukuka aykırı bir yönü bulunmamaktadır.
Ancak hatır taşıması nedeniyle indirim hem bilirkişi hem de hakim tarafından olmak üzere iki kez yapılmış olup bu husus usul ve yasaya aykırı bulunduğundan kararın bir kez hatır taşıması indirimi yapılmak üzere bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hatır taşıması indirimi yapılmamasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.