YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19321
KARAR NO : 2013/18129
KARAR TARİHİ : 23.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalılardan … Haf. Alü. Pvc Sis. İnş. Yapı Malz. Ve San. Tic. Ltd. Şti’nin maliki, … Sigorta A.Ş.’nin trafik sigortalısı, …’ın sevk ve idaresindeki aracın çarpması sonucu hasarlandığını belirtip hasar bedeli, değer ve kazanç kaybının davalılardan tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı … kusur oranına ve tazminat miktarına itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Haf. Alü. Pvc Sis. İnş. Yapı Malz. Ve San. Tic. Ltd. Şti vekili, yetki itirazında bulunup kusur ve hasara itiraz ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı …Ş. vekili sorumluluklarının poliçe limiti, gerçek hasar miktarı ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğu belirtip faize ve dolaylı zararlara itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan mahkeme kazanın meydana geldiği yer mahkemesi olduğundan mahkemenin yetkisizliğine, kararın kesinleşmesi halinde iki hafta içinde başvurulduğunda dosyanın yetkili … Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminatın davalılardan tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nun genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1. fıkrasında “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı yasanın 16. maddesinde ise, “Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesi ile … Genel Şartlarının C.7. Maddesinde ise “Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.” ifadesine yer verilmiştir.
Bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
Somut olayda, kaza …’de meydana gelmiş, sigorta poliçesi de …’de tanzim edilmiş olup dava, haksız fiilden zarar gören davacının yerleşim yeri olan ve davalı … şirketinin Ege Bölge Müdürlüğü’nün bulunduğu …’de açılmıştır.
Davacı vekilinin davayı, haksız fiilden zarar gören davacı müvekkilinin yerleşim yeri olan ve sigortacının bir acenteden daha yetkili organı olan Bölge Müdürlüğünün bulunduğu …’de açtığı gözetilerek, mahkemece yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de; davalı aracın maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı olan davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olmadığı gözetilmeden, davalı … Haf. Alü. Pvc Sis. İnş. Yapı Malz. Ve San. Tic. Ltd. Şti. vekilinin yetki itirazı üzerine yetki itirazında bulunmayan diğer davalılar hakkında da yetkisizlik kararı verilmesi isabetli olmamıştır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 23.12.2013 gününde üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dairenin, 6100 Sayılı Kanunu’nun 16.maddelerinde öngörülen zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin yetkisine ilişkin bozma gerekçesi yerindedir. Ancak; Dairece davalı … şirketinin bölge müdürlüğünün bulunduğu yer itibariyla da mahkemenin yetkili olduğuna ilişkin bozma gerekçesi Anayasanın 142.maddesinde öngörülen kanunilik ilkesine aykırıdır. Ayrıca HMK ve TTK ile MK’nun tüzel kişiliği düzenleyen hükümlerinde “Bölge Müdürlüğü” kavramına yer verilmediğinden, mahkemelerin yetkisini belirlemede bir kriter olarak kabul edilemez. Daire çoğunluğunun “bölge müdürlüğü” kavramını yetki kriteri olarak kabul eden görüşüne katılmıyorum.
Karşı Oy
…