Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/1964 E. 2013/5750 K. 18.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1964
KARAR NO : 2013/5750
KARAR TARİHİ : 18.04.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Öz sermayenin tespitine ilişkin talep hakkında Ilgın Asliye Hukuk(Ticaret) ile Ilgın Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

– K A R A R –

Talep, sermaye azaltımından önce şirket öz sermayesinin tespitine ilişkindir.
Asliye Hukuk(Ticaret) Mahkemesince, 6100 sayılı HMK.nun 382. maddesine göre uyuşmazlığa sulh hukuk mahkemelerinde bakılacağından bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
Sulh Hukuk Mahkemesi ise, 6102 Sayılı TTK.nun 5. maddelerine göre davanın ticari olduğu ve bu tür işlerde ticaret mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı vermiştir.
Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinde bu kanundan doğan hukuk “davalarının” ticari dava sayıldığı aynı kanunun 5. maddesinin 2. fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan “davalara” ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
Diğer taraftan, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.nun 382. maddesinde, “çekişmesiz yargı işleri” düzenlenmiş, aynı maddenin II-e-5 bendinde anonim şirkette sermaye azaltılmasında bilirkişi raporu alınması ve mahkemeden izin alınması çekişmesiz yargı işi olarak belirtilmiş ve aynı fıkranın (e) bendinde, “Ticaret hukukundaki çekişmesiz yargı işleri” başlığı altında düzenleme yapılarak aynı Yasa’nın 383. maddesinde de çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesi olacağı hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda açıklanan yasa hükümlerine göre çekişmesiz yargıda “dava” deyiminin yeri olmayıp “iş” deyimi vardır. Dava, iki taraf sistemine göre kurulmuş ise de çekişmesiz yargıda birbiriyle çekişme halinde olan iki taraf olmadığından çekişmesiz yargı işleri için “dava” teriminin kullanılması doğru değildir. Yine çekişmesiz yargıda “taraf” değil, “ilgililer” kavramı vardır. Çekişmesiz yargıda dava söz konusu olmadığı için davacı ve davalı terimlerinin de yeri yoktur.
HMK.nun 383. maddesine göre çekişmesiz yargıda sulh hukuk mahkemesinin görevi asıl olup asliye hukuk mahkemesinin görevi istisna olduğundan yalnız “mahkeme” veya “hakim” terimlerinin kullanıldığı bütün çekişmesiz yargı işleri için sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varılmaktadır. (Prof Dr. B.Kuru/Prof Dr. A.C.Budak İstanbul Barosu Dergisi, Cilt:85, Sayı:5, Yıl: 2011, Sayfa:33-36)
6100 sayılı HMK.nun geçici 1. maddesinin 1 bendine göre bu kanunun yargı yolu ve göreve ilişkin hükümleri Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan davalara uygulanmaz.
Somut olayda ise uyuşmazlık, 6100 sayılı HMK.nun yürürlüğe girmesinden sonra ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden önce mahkemeye getirilmiştir.
Bu durumda, öz sermayenin tespitine ilişkin talep, 6100 sayılı HMK.nun 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmesinden sonra açılan çekişmesiz yargı işi niteliğinde olup Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince Ilgın Sulh Hukuk Mahkemesi’nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 18.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.