YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/20176
KARAR NO : 2013/18464
KARAR TARİHİ : 27.12.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davacının desteği …’ın idaresinde bulunan araçla yaptığı tek taraflı kaza sonucu vefat ettiğini, davalı … şirketinin aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000 TL. destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açıldığını, belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, … Sigorta A.Ş. davanın açıldığı …’de bölge mdürlüğünün bulunduğunu belirttiği, ancak …’de sigorta şirketinin şubesinin bulunmadığı, yetkili mahkemenin davalının ikametgahının bağlı olduğu … Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesi ile dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110.maddesi ile … Genel Şartlarının C.7.maddesinde, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vukuu
bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, trafik kazası Bartın’da vuku bulmuş sigorta poliçesi ise … ’da tanzim edilmiştir. Ancak davacılar vekili davayı, sigortacının bir acenteden daha yetkili organı olan … Bölge Müdürlüğünün bulunduğu …’de açtığı gözetilerek yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 27.12.2013 gününde Üye …’ın karyı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞI OY-
T.C. Anayasasının 142 maddesinde “Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usullerinin kanunla düzenleneceği”,
2918 Sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 110/2 maddesinde “motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların, sigortacının merkez veya Şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceği” belirtilmiştir.
Ayrıca dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 1086 sayılı HUMK.nın 21.maddesinde de “haksız bir fiilden mütevellit davanın o fiilin vuku bulduğu mahal mahkemesinde ikame olunabileceği” öngörülmüştür.
Anayasasının 142 maddesine nazaran İdari bir kararla veya şirket şirket işlelyişi gereğince alınan karar ve mahkemelerin yetki ve görevlerinin tayini mümkün olmadığı gibi yargı kararları ile de yasa ile açıkça yetki verilmeyen bir mahkemenin yorum yolu ile yetkili kılınması da mümkün bulunmamaktadır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu, dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 1086c sayılı HUMK. 21.maddesine paralel olarak 110/2 maddesi hükmünü getirmiş olup prensip olarak motorlu araç kazalarından kaynaklanan davalara uygulanır. Dolayısıyla işletene (KTK 85), motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunana (KTK 104) yarış düzenleyicilere (KTK 105) aracı çalan ya da gasp edenlere (KTK 107), sigortacıya (KTK 97) ve işletenle birlikte müteselsil sorumlu olan kişilere (KTK 88) mesela araç sürücüsüne karşı açılacak tüm davalar bu madde kapsamına girmektedir. Şu durum karşısında madde kapsamı dışındaki yerlerden birinde bir dava açıldığı ve yetki yönünden karşı konulduğu takdirde istenilen ve madde kapsamında yer alan mahkemelerden birine dosya gönderilmek üzere yetkisizlik nedeni ile dava dilekçesi red edilmelidir. (Y.4HD. 27.4.1989 gün 1037/4037 sayılı kararı, …-Tazminat Davaları S.367-369, Nomer, 2918 Sayılı KTK’ya göre motorlu araç işleteninin hukuki sorumluluğu İBD 1992 S.1-3 S.86, …, uygulamada 2918 sayılı KTK’ya göre hukuki sorumluluk)
Somut uyuşmazlıkta;
Davacı müvekkilinin desteği …’ın idaresinde bulunan araçla yaptığı tek taraflı kaza sonucu vefat ettiğini belirterek destek tazminatı talebinde bulunmuştur.
Dava dilekçesi tebliğ üzerine davalı … vekili görev itirazıyla birlikte yetki itirazında bulunarak davacının KTK 110.maddesine dayanarak … mahkemesinde dava açtığını, müvekkili şirket merkezinin …’de şubesi bulunmadığını, bu nedenle ikametgahı mahkemesi olan … Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili ve görevli olduğunu bildirmiştir.
Yerel mahkemece davalının merkezinin … olduğu gerekçesiyle yetki itirazı kabul edilerek yetki yönünden dava reddedilmiştir.
Uyuşmazlık, davalı … şirketinin bölge müdürlüğünün …’de bulunması nedeniyle davanın burada açılmasının mümkün olup olmadığı noktasındadır.
Davacının murisinin ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının Bartın’da gerçekleştiği, davalı merkezinin … olduğu, … poliçesinin …/… adresinde tanzim edildiği konusunda bir uyuşmazlık yoktur.
Davanın açıldığı … mahkemesi 2918 sayılı yasanın 110/2 maddesinde tadat edilen, şirket merkezi-şube-acente veya kazanın vuku bulduğu yer mahkemelerinden biri değildir. Kaldı ki, davalı … beyan dilekçesiyle …’de şubelerinin bulunmadığını açıkca bildirmiştir.
Mahkemelerin yetkisi ancak kanunla düzenlenebileceğine ilişkin T.C Anayasasının 142.maddesi açık hükmüne rağmen yargı organının kıyas yolu ile yasada sayılmayan yer mahkemesini yetkili mahkeme olarak tayin ve tesbiti mümkün bulunmamaktadır.
Açıklanan gerekçelerle davanın yetkisiz mahkemede açıldığına ilişkin mahkeme kararının yerinde olduğu ve kararın onanması gerektiği halde sayın çoğunluğun bozma görüşüne karşıyım.