Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/20205 E. 2013/18403 K. 26.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/20205
KARAR NO : 2013/18403
KARAR TARİHİ : 26.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkilinin 24.05.2010 tarihinde seyir halindeyken yolun ortasında duran ve yerden yüksekliği yaklaşık 15 cm olan rögarkapağı sebebi ile trafik kazası yaptığını, müvekkilinin zararının tespit ettirildiğini, 4.852,10 TL hasar bedeli, 1.000,00 TL değer kaybı, 600,00 TL tamir süresince oto kiralama masrafı, 2.500,00 TL sigorta primlerindeki artıştan kaynaklanan zarar, 343,90 TL tespit gideri olmak üzere toplam 9.296,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava edilmiştir.
Davalı vekili, zarar ile müvekkili arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, kazada davalı idarenin % 75 oranında, davacı sürücünün % 25 oranında kusurlu olduğu, kasko sigortacısının davalıya hasar ödemesi yaptığı, davacının 600 TL kira bedeli ve 750 TL değer kaybı zararı bulunduğu, kusur oranına göre davacının 1.012,50 TL talep edebileceği gerekçesiyle 1.012,50 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1)6100 Sayılı HMK’nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle 1086 Sayılı HUMK’nun 427.maddesi gereğince hüküm davalı yönünden kesin nitelikte olduğundan temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3)Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli, değer kaybı, ikame araç kira bedeli ve kasko sigorta poliçesindeki prim artışı nedeniyle uğranılan zararların tahsiline ilişkindir.
Mahkemece, tazminat yönünden hükme esas alınan 11.05.2012 tarihli bilirkişi raporunda davacı sürücü kazada %50 oranından daha az kusuru bulunduğundan hasarsızlık indiriminin zarar görmeyeceği ve sigorta priminin artmayacağı görüşü benimsenerek, bu kalem tazminat talebi reddedilmiştir. Ancak, dosya içerisinde bulunan … Sigorta A.Ş tarafından düzenlenen 25.04.2010 tarihli 1 yıl süreli kasko sigorta poliçesindeki brüt prim toplamının 1.560,28 TL olduğu, kasko sigorta şirketinin 24.05.2010 tarihli kaza nedeniyle davacıya 13.07.2010 tarihinde 4.260,00 TL tazminat ödediği, yine aynı sigorta şirketi tarafından düzenlenen 25.04.2011 tarihli 1 yıl süreli kasko sigorta poliçesindeki brüt primin ise 3.251 TL (tam okunamamakla) olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, 25.04.2011 tarihli poliçe, ilgili sigorta şirketinden istendikten sonra sigorta konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak 25.04.2010 ve 25.04.2011 tarihli kasko sigorta poliçeleri incelenip, kazadan sonra kasko sigorta poliçesindeki prim artışının nedeni açıklattırılarak gerekçeli ve denetime açık rapor alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayanılarak karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 44,86 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınması-
na, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 26.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.