YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/20216
KARAR NO : 2013/18424
KARAR TARİHİ : 26.12.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Kurulu tarafından verilen 22.05.2013 gün, 2012/2355-39 Esas, 2013/956 Karar sayılı kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı başvuru dilekçesinde, davacıların desteğinin davalıya zorunlu mali sorumluluk poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsü olarak aracı sevki sırasında meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğini belirterek, fazlaya dair haklarını saklı tutarak toplam 146.913,00.-TL destek tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı …Ş. vekili, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusuruyla meydana gelen kaza sonucu davacıların tazminat talep etme haklarının bulunmadığını, davacıların 3. kişi sayılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Kurulunca, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; başvurunun kısmen kabul kısmen reddi ile toplam 76.610,09.-TL destek tazminatının temerrüt tarihi olan 12.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava davacılar desteğinin ölümü nedeni ile Borçlar Kanunu’nun 45. maddesi (6098 sayılı BK m. 53) gereğince destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Kurulunca destekten yoksun kalma zararının belirlenmesi için uzman aktüer bilirkişiden rapor alınmış, 29.04.2013 tarihli bu raporda … 1980 yaşam tablosu ve … yaşam tablolarına göre iki ihtimalli hesaplama yapılmış olup Hakem Kurulunca PMF yaşam tablosuna göre belirlenen destek zararına ilişkin hesaplama hükme esas alınmıştır.
Yargıtay yerleşik uygulamalarına göre desteğin ve destek ihtiyacı olanların muhtemel yaşam süreleri belirlenirken P…(PMF) yaşam tablosu esas alınmalıdır. Ayrıca, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken rapor tanzim tarihine kadar gerçekleşen zararın bilinen veriler nazara alınarak ve iskontoya tabi tutulmadan somut olarak, rapor tanzim tarihinden sonraki zarar da bilinen son gelir nazara alınıp 1/Kn katsayısına göre her yıl %10 oranında artırılmak ve iskonto edilmek suretiyle hesaplanmalıdır (YHGK., 28.06.1995 tarih, 1994/9-628 Esas, 1995/694 Karar).
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda her ne kadar PMF yaşam tablosu esas alınarak desteğin ve davacıların yaşam süresi belirlenmiş ise de, bilirkişi raporunda rapor tanzim tarihinden sonraki zarar bilinen son gelir nazara alınıp 1/Kn katsayısına göre her yıl %10 oranında artırılmak ve iskonto edilmek suretiyle hesaplanma yapılması gerekirken müteveffanın gelirinde hiçbir artış olmayacağı varsayımı ile iskonto uygulanarak destek zararının belirlendiği anlaşılmaktadır.
Bu bakımdan ek rapor alınarak yukarıda açıklanan hesaplama yöntemine uygun tarzda tazminatın somutlaştırılması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/17. maddesi “Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir” hükmünü, karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin “Tahkimde Ücret” başlıklı 16. maddesi ise “Hakem önünde yapılan her türlü hukuki yardımlarda da bu Tarife
hükümleri uygulanır” hükmünü içermektedir. Davacının talebi yönünden kısmi kabul sözkonusu olduğu ve SK’nın 30/17. maddesinin kısmen veya tamamen reddedilen talep bakımından davalı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 12. maddesi gereğince tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 26.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.