YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2948
KARAR NO : 2013/9192
KARAR TARİHİ : 17.06.2013
Davacılar … vd. ile davalılar … vd. arasındaki dava hakkında Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 02.11.2010 gün ve 2009/913-2010/986 sayılı hükmün Dairemizin 12.9.2012 gün ve 2012/7101-9201 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla,dosya incelendi, gereği düşünüldü;
– K A R A R –
1-)Dosyadaki yazılara, Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici sebeplere ve hatır indiriminden sadece hatır için taşıyan yararlanabilecek olup, hatır taşıması yapan aracın sigortacısının da bu indirimden yararlanacak olmasına göre, 6100 Sayılı HMK.nın geçici 3. maddesinin 2. fıkrası delaletiyle, 1086 Sayılı HUMK.nın 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiç birisine uygun olmayan ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
2-)Hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 10/3. maddesinde
“Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.” hükmüne yer verilmiş olup, mahkemece, davacıların manevi tazminat taleplerinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olduğuna göre, davalı taraf yararına 1.000,00 TL. Maktu vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla, davacılar vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteği yerinde görülerek, Dairemizin 12.9.2012 gün ve 2012/7101-9201 sayılı ilamının ortadan kaldırılmasına karar verilerek, dosyanın esasının incelenmesinde, bozma ilamındaki davacılar vekilinin temyiz itirazlarına ilişkin bölümde (4) nolu bentten sonra gelmek üzere (5) nolu bent eklenerek bozma ilamının aşağıdaki şekilde değiştirilmesine karar verilmiştir;
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin aşağıdaki (3), (4) ve (5) numaralı bendlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı … vekili yargılama aşamasında, desteğin hatır için taşındığını savunmuştur. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda BK.’nın 43. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hâkim, tazminattan mutlaka indirme yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. O halde mahkemece, bu savunma üzerinde durularak, taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartları göz önüne alınarak araştırma ve inceleme yapılması, BK.’nın 43. maddesi hükmünce tazminattan indirim yapılıp yapılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekir.
Dosyada mevcut Kahramanmaraş 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/6 Esas sayılı dosyasının incelenmesine göre, davalı … ile ölen desteğin arkadaş oldukları, kaza günü de birlikte yapacakları maç öncesinde davalı …’le birlikte gezintiye çıktıkları esnada kazanın gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, desteğin olay günü davalı … tarafından hatır için taşındığı açıkça anlaşıldığından, mahkeme tarafından BK 43. maddesi gereğince tazminattan takdir edilecek oranda indirim yapılması gerekirken, olayda hatır taşımasının olmadığı kabul edilerek hüküm kurulmuş olması, doğru görülmemiştir.
3-Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davacılar vekili dava dilekçesiyle, hükmedilecek tazminata dava tarihinden itibaren ticari faiz yürütülmesini talep etmiş mahkemece, dava dilekçesiyle talep edilen kısma dava tarihinden, ıslah dilekçesi ile artırılan kısma ise, ıslah tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Sürücü ve işleten yönünden, eldeki davaya konu olan eylem haksız fiil niteliğinde olup, anılan davalılar haksız fiilin vuku bulduğu tarih itibariyle tüm alacak yönünden temerrüde düşerler. Davalı … ise, somut olaydaki gibi dava öncesinde kendilerine yapılmış bir başvurunun olmaması halinde, dava tarihi itibariyle, tüm tazminat yönünden temerrüde düşmüş olur.
Bu itibarla, mahkemenin tüm tazminat yönünden dava tarihinden itibaren faize hükmetmesi gerekirken, yazılı şekilde hükmedilen tazminatın ıslahla artırılan kısmına ıslah
tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar vermiş olması doğru görülmemiştir.
4-Kazaya neden olan araçların her ikisi de ticari niteliktedir. Davacılar vekilince de alacağa ticari faiz yürütülmesi talep edilmiştir. Hal böyle iken, mahkemece hükmedilen tazminatlara ticari değil de yasal faiz yürütülmesine karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir.
5-Davacıların manevi tazminat taleplerinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olduğuna göre, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 10/3. maddesi gereğince, davalılar …,… yararına 1.000,00 TL. maktu vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen sair karar düzeltme itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, vekalet ücretine yönelik karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 12.9.2012 gün ve 2012/7101-9201 sayılı ilamının ortadan kaldırılmasına ve bozma ilamının sonuç kısmının “Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazının kabulüne, (3),(4)ve (5) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına” şeklinde değiştirilerek hükmün BOZULMASINA, peşin harcın karar düzeltme isteyen davacılara geri verilmesine 17.6.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.