YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3342
KARAR NO : 2013/7599
KARAR TARİHİ : 23.05.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … AŞ vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait davalı … şirketine kasko sigortalı aracın, davalı …’ye ihale ile kiralandığını ve teslim edildiğini, aracın sürücü diğer davalı … yönetiminde iken tek taraflı kazada hasarlandığını belirterek şimdilik 10.000 TL hasar bedelinin olay tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiş; 1.10.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 4.700 TL daha artırarak, 10.000 TL’nın kaza tarihinden 4.700 TL’nın ıslah tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı … vekili, davanın hizmet kusuruna dayandığını, idari mahkemenin görevli olduğunu, davacı ile aralarında düzenlenen ihale teknik şartnamesine göre davanın sürücüye yöneltilmesi gerektiğini, olay tarihinde havanın yağışlı, yolun kaygan ve virajlı olduğunu, karşı şeritten gelen plakası alınamayan aracın uzun farlarla seyretmesinin ve şerit ihlali yapmasının kazada etken bulunduğunu, kazanın çalışma saati dışında meydana geldiğini, sürücünün eyleminin hizmet akdi kapsamı dışında kaldığını, müvekkilinin işleten sıfatının bulunmadığını, teknik şartname gereğince aracın trafik ve kasko sigortalarının davacı tarafından yapılacağını, kaza-hasar raporu tutulan durumlarda Belediye’den veya kullanıcıdan zarar ve ziyan talebinde bulunulamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …’nun eşi … tarafından verilen 24.8.2011 tarihli dilekçede, davalı …’ın 14.2.2011 tarihinde akşam saatlerinde çalıştığı Antalya Büyükşehir Belediyesinden çıktığı bir daha kendisinden haber alınamadığı, ilgili merciilere müracaat edildiği, eşinin akıbetinin Cumhuriyet Savcılığınca araştırıldığı bildirilmiştir.
Davalı … AŞ vekili, olayın şüpheli bulunduğunu, sürücünün kaza tutanağı tanzim ettirmediğini, alkol raporu alınmadığını, olay yerini terkettiğini, ertesi gün tutarak tanzim ettirildiğini, sürücünün bu kazadan yaralanmadan çıkmasının mümkün olmadığını, aracın alkollü olarak kullanıldığını ve sürücü değişikliği yapıldığını, ispat yükünün davacıya geçtiğini, hasar miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ihale teknik şartnamesine göre davalı … hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 13.000 TL tazminatın 10.000 TL’sının kaza tarihinden (davalı … yönünden dava tarihinden) 3.000 TL’sının ıslah tarihinden işleyecek ticari reeskont faizi ile davalı … ve Ankara Anonim Türk sigorta AŞ’den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … AŞ vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak açılan alacak ve trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK’nin 26.maddesi hükmü gereğince “Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.”
Somut olayda davacı vekili, dava dilekçesinde şimdilik 10.000 TL’nın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiş; 1.10.2012 tarihli ıslah dilekçesinde ise; talebini 4.700 TL daha artırarak, 10.000 TL’nın kaza tarihinden işleyecek faizi ile bakiye 4.700 TL’nın ise ıslah tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tazminini istemiştir.
Dava, belediye dışındaki davalılar yönünden 13.000 TL için kısmen kabul edilmiştir. Bu durumda mahkemece, taleple bağlı kalınarak 10.000 TL’sı yönünden reeskont faizine, 3.000 TL için yasal faize hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi davacının talebini aşacak biçimde her iki kısım yönünden de ticari reeskont faizine hükmedilmesi doğru değil bozma sebebi ise de; bu yöndeki yanılgının giderilesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK’nin geçici 3/2 maddesi delaletiyle mülga 1086 Sayılı HUMK’nin 438/7 maddesi uyarınca hükmün davalı … lehine düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … AŞ vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 2.bendinde yazılı “diğer davalılar yönünden; davanın kısmen kabulü ile 13.000 TL tazminatın, 10.000 TL’sı için kaza tarihi olan 21.1.2011 tarihinden itibaren 3.000 TL’lik kısmı yönünden ıslah tarihi olan 01.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalılar … ve … Türk Sigorta Şirketinden müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, (davalı … yönünden” ibarelerinden sonra gelen “hesaplanacak faizin; 10.000 TL’lik kısım yönünden dava tarihinden itibaren, 3.000 TL yönünden de ıslah tarihi olan 01.10.2012 tarihinden itibaren işletilmesine” ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “10.000 TL’nin 05.07.2011 dava tarihinden işleyecek reeskont faizi ile bakiye 3.000 TL’nin 01.10.2012 ıslah tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsiline” ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … AŞ’ye geri verilmesine 23.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.