Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/3679 E. 2013/7597 K. 23.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3679
KARAR NO : 2013/7597
KARAR TARİHİ : 23.05.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde birleştirilen dosya davacısı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı taraf aracının, müvekkiline ait araca çarparak hasarladığını, davalı …’nın olayda tamamen kusurlu olduğunu değer kaybı, hasar ve işgücü kaybı zararı olduğunu belirterek şimdilik 100 TL değer kaybı, 100 TL işgücü kaybı (araç mahrumiyeti zararı) 300 TL hasar bedeli olmak üzere toplam 500 TL’nın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiş; 12.5.2010 tarihli keşifte işgüç kaybı ile ilgili talepten vazgeçtiğini beyan etmiş; 16.6.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile hasar yönünden talebini 3.075 TL daha artırarak toplam 3.375 TL hasar bedelinin tazminini istemiştir.
Dosya üzerindeki birleştirilen 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/ Sayılı dava dosyasında davacı … vekili davalılar … ve … aleyhine açtığı davada müvekkiline ait araca park halinde iken, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın çarparak
hasarladığını, tespit raporuna göre 1.000 TL değer kaybı 120 TL araç mahrumiyeti zararının oluştuğunu, müvekkilinin aracında meydana gelen hasar bedelinin (tamir bedeli) kasko sigortasından (HDI Sigorta AŞ) tahsil edildiğini belirterek şimdilik 500 TL tazminat ve tespit masraflarının kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiş; 22.12.2010 tarihli dilekçesi ile olayda kusurlu bulunan …’nın davaya dahil edilmesini istemiştir.
İşbu dosya üzerinde birleştirilen mahkemenin 2011/144-425 sayılı dava dosyasında davacı … AŞ vekili, davalı … aleyhine açtığı davada müvekkiline kasko sigortalı araçta meydana gelen 3.759 TL hasar bedelinin sigortalı … ‘ye ödendiğni, davalının olayda asli kusurlu olduğunu, davalı aleyhinde 8.İcra Müdürlüğünün 2010/4814 sayılı dosyasında 3.759 TL asıl alacak ve ferilerinin tahsili için icra takibi yapıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dosya davalısı … vekili, kusuru, hasar miktarının kabul etmediğini, olayda davacı …’in tamamen kusurlu olduğunu, bu nedenle müvekkiline ait aracın tamir masraflarını karşıladığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Birleştirilen 2010/510 Esas sayılı dosya davalısı … vekili, kusuru kabul etmediğini, müvekkili tarafından aynı kazaya ilişkin olarak kusurlu olan … ve trafik sigortacısı hakkında dava açıldığını, müvekkilinin %25, … ‘in %75 oranında kusurlu olduğunun bilirkişi raporu ile tesbit edildiğini, davanın derdest olduğunu, sonucunun beklenmesini, tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, aracın kaza tarihinden çok önce 3.kişiye haricen sattığını satın alan kişinin aracın devrini üzerine almadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin birleştirilen 2011/144 Esas sayılı dosyasında davalı … vekili, aynı mahiyetteki 2009/1716 Esas sayılı dosya ile bu dava dosyasının birleştirilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl dosya davacısı … ‘in 100 TL işgücü kaybına ilişkin talebinin feragat nedeniyle reddine, değer kaybı ve hasar bedeline ilişkin taleplerinin dava şartı yokluğu nedeniyle (aracın sürücüsü olup, işleteni olmadığından) reddine, birleştirilen 2010/510 Esas sayılı
dosyasında davacı … tarafından açılan davanın reddine, (zararı kasko sigortacısı HDI Sigorta AŞ tarafından karşılandığından) birleşen 2011/144 Esas sayılı dosyasında davacı …Ş tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile davalı … ‘in Kayseri 8.İcra Müdürlüğünün 2010/4814 sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin davalının kusur oranına isabet eden 939.75 TL üzerinden devamına karar verilmiş; hüküm, birleştirilen 2010/510-1285 sayılı dosya davacısı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyize konu, asıl dava dosyası üzerinde birleştirilen Kayseri 5.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/510-1285 sayılı dava dosyasında davacı … vekili davalı … ‘in sürücüsü, davalı … ‘ın işleteni olduğu aracın, müvekkiline ait park halindeki araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, araçta meydana gelen hasar bedelinin (onarıma ilişkin parça ve işçilik bedeli) kasko sigortası şirketinden (HDI Sigorta AŞ) tahsil edildiğini ancak araçta değer kaybı zararının da bulunduğunu, ayrıca araç mahrumiyeti zararı oluştuğunu, tespit raporunda 1.000 TL değer kaybı, 120 TL araç mahrumiyeti zararı (3 gün x 40 TL) belirlendiğini ileri sürerek şimdilik 500 TL tazminat ve tespit masraflarının kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiş; bilirkişi raporunun ibrazından sonra verdiği 22.12.2010 tarihli ana kararı ile … davaya dahil edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporlarında, kazanın meydana gelmesinde …’ınn %75, davalı … ‘in %25 oranında kusurlu oldukları, advacı …’nün aracında 1.000 TL değer kaybı zararı oluştuğu, aracın 3 günde tamir edileceği ve 3 günlük araç mahrumiyeti zararının günlük 3 TL’sından toplam 9 TL olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili araç mahrumiyeti zararının otobüslü ulaşım gözönüne alınarak tesbit edildiğini tespit edilmesini istemiştir. Mahkemece bu konuda olumlu ya da olumsuz hiçbir karar verilmeden davacı … ‘nün zararının HDI Sigorta AŞ tarafından tazmin edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, tarafların her talebi hakkında ayrı ayrı olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekir. HDI Sigorta AŞ davacı … ‘ye ait aracın kasko sigortası şirketi olup bu kaza sebebiyle araçta meydana gelen onarım giderini tazmin etmiştir. Ancak davacının talebi bu davada
Hasar bedeli değil değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararına yöneliktir. Bu durumda mahkemece, davacı vekilinin talep ettiği araçta oluşan değer kaybı ve aracın tamir sürecinde kullanılamaması sebebiyle oluşan araç mahrumiyeti zararı hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde talebin yanlış değerlendirme sonucu hasar bedeli olarak kabulü ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; davacı vekili tarafından davalılar … ile … aleyhinde dava açılmış olup, … hakkında harcı yatırılmak suretiyle usulüne uygun şekilde açılmış bir dava bulunmamaktadır. Davalılardan … dava ve duruşmalarda kendisine vekille temsil ettirmiştir. Davalı … vekille temsil edilmemiştir.
Bu durumda mahkemece, davanın reddi sebebiyle AAÜT’nin 12.maddesi gereğince sadece davalı … lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi kendini vekille temsil ettirmeyen davalı … ile bu davada taraf sıfatı dahi bulunmayan … lehine üstelikte AAÜT’nin 3/2 maddesine aykırı şekilde ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetli değildir.
SONUÇ:Yukarıdaı açıklanan nedenlerle, birleştirilen Kayseri 5.Sulh Hukuk Mahkamesinin 2010/510 Esas-2010/1285 Karar sayılı dosyasında davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı …’e geri verilmesine 23.5.2013 gününde üye …’ın karşı oyu oyçokluğuyla karar verildi.

– KARŞI OY –

Dava dilekçesinde davacı, aracındaki hasar bedelinin sigorta şirketince tazmin edildiğini, ancak aracın değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararı olarak toplam 1.120 TL zararlarının karşılanmadığını, bu zararlardan sorumlu olan davalılardan şimdilik 500 TL’nin tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davacının araç hasarı zararının tümüyle, dava dışı sigorta şirketince karşılandığı gerekçesiyle red kararı verilmiş, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı dava dilekçesinde talep edilen tazminatda dahil olmak üzere saklı tuttuğu tazminat tutarının tamamının 1.120 TL olduğunu açıkça belirttiğine göre bu miktar HUMK’nun 427/2 maddesinde öngörülen kesinlik sınırının altında olduğundan temyiz inceleme isteminin reddi gerekirken, Daire çoğunluğunun temyiz inceleme istemini kabul ederek verdiği bozma kararına katılmıyorum.

Karşı Oy