YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3782
KARAR NO : 2013/10126
KARAR TARİHİ : 27.06.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı tarafa ait aracın müvekkiline ait araca çarparak hasarladığını, davalı sürücünün olayda tamamen kusurlu olduğunu, araçta 1890 TL tutarında zarar oluştuğunu, davalılar hakkında 1650 TL asıl alacağın tahsili için icra müdürlüğünün 2011/303 ayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalıların borcun 400 TL.sını kabul edip kalanına itiraz ettiklerini itiraz edilen kısımla ilgili takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile Zile İcra Müdürlüğünün 2011/303 sayılı dosyasına yapılan itirzın iptaline, takibin bilirkişi raporunda belirtilen 1890 TL üzerinden devamına takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacının inkar tazminatı talebinin kabulü ile 1890 TL üzerinden hesaplanan 756 TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan ve itirazın iptali şeklinde açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK.nin 26.maddesi gereğince “Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.”
Somut olayda davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu araç ile davacının işleten ve sürücüsü olduğu araç arasında 7.8.2010 tarihinde saat 19:05’te kaza meydana gelmiş, kaza tesbit tutanağında davalı sürücüye şeride tecavüz etme kuralını ihlal etmekten asli, davacıya aracının hızını kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken azaltmamak kuralını ihlalden tali kusur izafe edilmiştir. Dosyada kusur hususunda alınan 17.2.2012 tarihli bilirkişi raporunda davalı sürücünün şeride tecavaz etme kuralını ihlal etmesi nedeniyle %100 oranında tamemen kusurlu olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili tarafından davalılar hakkında, Zile 1. İcra Müdürlüğünün 2011/303 sayılı takip dosyasında 21.2.2011 tarihli takip talebi ile 1650 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile tahsili için icra takibi yapılmış; davalılar süresinde verdikleri 7.3.2011 tarihli itiraz dilekçelerinde, borcun 400 TL.lık kısmını kabul ettiklerini, 400 TL.nin dışında kalan borç miktarına itiraz ettiklerini bildirmişlerdir.
Davacı vekili tarafından süresi içinde iş bu itirazın iptali davası açılarak davalıların kısmi itirazlarının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesi talep edilmiştir.
Davacı aracında bu kaza nedeniyle oluşan hasar miktarının (gerçek zarar) tesbiti hususunda alınan 3.1.2012 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait 2001 model Renault Scenic otomobilde 1290 TL parça bedeli, 600 TL işçilik ücreti olmak üzete toplam 1890 TL tutarında hasar olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece davanın “itirazın iptali” şeklinde açıldığı davalıların 1650 TL asıl alacak üzerinden yapılan icra takibinin 400 TL.sını kabul, 1250 TL.sına itiraz ettikleri, davacının talebinden fazlasına hükmedilmeyeceği
hususları gözönünde bulundurularak davacının davasının kabulü ile davalıların Zile 1. İcra Müdürlüğünün 2011/303 sayılı takip dosyasına vaki kısmı itirazlarının iptaline (1250 TL.lık kısma yönelik itirazın) takibin aynen devamına gerçek zarar miktarının tesbiti yargılama yapılmasını ve bilirkişi incelemesini gerektirmekte olup, hükmedilecek tazminat miktarı yargılama yapılmadan belirli (muayyen, likit) olmadığından davacı tarafın şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde sanki itirazın iptali davası değil de genel tazminat davası açılmış gibi, talep aşılarak, takip miktarının 1650 TL olduğu dahi gözardı edilerek davanın kabulü ile, itirazın iptaline takibin bilirkişi raporunda belirtilen 1890 TL üzerinden devamına ve 1890 TL üzerinden %40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar … ve …’in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına (lehine) BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 27.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.