Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/3934 E. 2013/8767 K. 10.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3934
KARAR NO : 2013/8767
KARAR TARİHİ : 10.06.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline ait araca davalının sürücüsü olduğu aracın arkadan çarpması sonucu aracın hasarlandığını, hasar bedelinin ve araçta bulunan yolcu için yapılan tedavi giderinin müvekkili tarafından ödendiğini ve araçta değer kaybı oluştuğunu belirterek 5.740 TL.nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, davalının %100 kusuruna göre davanın kısmen kabulü ile 2.129 TL.nin kaza tarihinden itibaren KDV.si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazası nedeniyle ödenen araç hasar bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde araçta bulunan yolcu için yapılan tedavi giderilerinin tahsiline karar verilmesini istemiş, mahkemece bu talep hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Mahkemece davacının bütün talepleri değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmaması doğru görülmemiştir.
2-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda hasar miktarı faturaya istinaden belirlenmiş ancak KDV tutarı zarara dahil edilmemiştir. Mahkemece KDV tutarının da hesaplanarak zarara dahil edilmesi gerekirken davacı lehine eksik tazminata hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Kabule göre de, davacı hükmedilecek tazminat yönünden kaza tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini talep etmiş, mahkemece faiz ile ilgili hüküm kurulmamıştır. Hükmedilen tazminata kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken davacının faiz talebi ile ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi de isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 10.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.