Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/3965 E. 2013/5221 K. 11.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3965
KARAR NO : 2013/5221
KARAR TARİHİ : 11.04.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı tedbir talebinin reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili davalı …’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yapılan icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını, ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait şirket hisselerini diğer davalılara sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptali ile birlikte dava konusu hisseler üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.
Mahkemece tensiple birlikte dava konusunun yargılamayı gerektirmesi ve delillerin henüz toplanmamış olması nedeniyle tedbir talebinin reddine karar verilmiş, verilen bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Mahkemece istenilen ihtiyati tedbirin verilmesinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davacının isteminin reddine karar verilmiş ise de verilen karar dosya içeriğine uygun düşmemektedir. İİK.nın 281/2 maddesi uyarınca iptale tabi tasarruflar hakkında ihtiyati haciz kararı verilebileceği ön görülmüştür. Bu nedenle dava dilekçesinde her ne kadar ihtiyati tedbir talep edilmiş ise de hukuki nitelendirme hakime ait olduğundan talebin, ihtiyati haciz talebi olarak nitelendirilmesi gerektiği açıktır.
Somut olayda, davanın konusunu oluşturan şirket hisseleri nedeniyle davalılar arasındaki iş ortaklığı olduğu ileri sürülmüş ve bu hususta gerekli bir takım belgeler ibraz edilmiştir. Bu durumda ihtiyati haciz isteminin kabulü için davanın tüm şartlarının oluşmasını beklemek, davacının bu davadan elde edeceği sonucu da engelleyebileceğinden ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkemenin 30/10/2012 tarihli kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 11.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.