Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/4080 E. 2013/6232 K. 02.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4080
KARAR NO : 2013/6232
KARAR TARİHİ : 02.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak hukukuna ilişkin davada …Tüketici ve 7.Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Dava, harici taşınmaz satış sözleşmesi uyarınca, geç teslimat nedeniyle cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Tüketici Mahkemesi’nce, davalı ile davacı arasındaki satış sözleşmesinin adi şekilde yapıldığı, bu nedenle 4077 sayılı yasanın uygulanamayacağı ve genel mahkemelerde çözülmesi gerektiği nedeniyle görevsizlik kararı vermiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi ise, konut amaçlı taşınmaz mal satışlarında adi yazılı biçimde yapılan satışların genel mhkemelerde görüleceğine dair bir hüküm bulunmadığı gibi, alışverişe konu mesken amaçlı taşınmaz mallarla ilgili her türlü ihtilafın Tüketici Mahkemelerinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Dosya kapsamından, 20.002.2008 tarihinde yapılan harici “AKKOZA 2-A KONUT SATIM SÖZLEŞMESİ” ile 1 adet dairenin satışı konusunda tarafların anlaştığı ve taşınmazın teslim adildiği, uyuşmazlığın ise sözleşmenin 5/f maddesindeki cezai şart nedeniyle,davalının süresinde taşınmazı teslim edemediği iddiasıyla, 4.5000 USD’nin tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının ihtiyaç amacıyla satın almak istediği bir adet konut satışından kaynaklanmaktadır. Buna göre taraflar arasında 4077 sayılı kanunda düzenlenen taşınmaz satış sözleşmesi bulunmaktadır. Bu sözleşmenin varlığı ve geçerli olup olmadığı ise görevli mahkemece değerlendirileceğinden, Davacının 4077 sayılı Kanunda belirtilen “Tüketici ” tanımına girdiği, davalının ise, yasanın yaptığı “satıcı” tanımına uyduğu anlaşılmakla, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamındaki uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK.’nın 21., 22. (1086 sayılı HUMK.’nın 25. ve 26.) maddeleri gereğince … Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 02.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.