YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4154
KARAR NO : 2013/9186
KARAR TARİHİ : 17.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, olay tarihinde geçerli ZMSS poliçesi bulunmayan ve davalı …’ın idaresindeki araçla sebebiyet verdiği trafik kazasında davacının yaralandığını ve tedavi gördüğünü ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 100,00 TL. maddi (geçici iş göremezlik) tazminat ile 10.000,00 TL. manevi tazminatın (davalı … manevi tazminattan sorumlu olmamak üzere) davalılardan faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuş, diğer davalı vekili de kazadan sonra maddi ve manevi zararlar yönünden taraflar arasında noterde feragat ve ibraname düzenlendiğini ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre, 100,00 TL. maddi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 7.500,00 TL. manevi tazminatın davalı …’tan olay tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar başlığı altındaki 73. maddesinin (4) nolu bendinde “Kovuşturma yapılabilmesi
şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.” hükmüne, (7) nolu bendinde de “Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda; taraflar arasında dava konusu trafik kazası nedeniyle uğranılan zararlara karşılık olmak üzere, doğmuş ve doğacak maddi ve manevi tazminatlar ile her türlü zararın tamamı yönünden her türlü dava, hak ve taleplerden kesin olarak feragat edildiğine ve açılmış, açılacak davalardan vazgeçildiğine ilişkin olarak Ankara 61.Noterliğinde 22.12.2008 günlü Feragat ve İbraname düzenlenmiştir.
Öte yandan, olaya ilişkin olarak Çubuk Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/264-638 E/K. Sayılı ilamından da anlaşıldığı üzere, Taksirle Yaralama Suçu nedeniyle sanık (davalı) hakkında açılan davanın yargılaması neticesinde, şikayetten vazgeçme nedeniyle ceza davasının düşürülmesine karar verildiği ve hükmün 04.12.2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece, açıklanan bu maddi ve hukuki olgulara göre, yapılan ödeme nedeniyle verilen feragatin diğer müteselsil borçlulara da sirayet edeceği ve davacının artık hukuk mahkemesinde dava açamayacağı nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bozma neden ve şekline göre davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 17.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.