YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/418
KARAR NO : 2013/5680
KARAR TARİHİ : 18.04.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı, müvekkiline ait aracın park halinde olduğu sırada dava dışı bir başka aracın çarpması sonucu hasarlandığını, olayın davalıya ihbarı üzerine, yapılan ekspertiz incelemesine göre aracın pert olduğunun hasarlı aracın ihale usulü ile satılacağının bu satış bedelide dahil kaza tarihindeki piyasa değerinin ödeneceğinin müvekkiline bildirildiğini ancak sadece 6.000 TL ödeme yapıldığını, bakiye 12.500 TL’nın ödenmediğini, müvekkilinin trafikte aracının bir başkasının yönetiminde seyrederken gördüğünü bu kişiyle görüşmesi sonucunda aracın ihale ile bu şahsa satıldığını tamir ettirerek aracı kullandığını ve müvekkilinden aracın noterden satışını istediğini, davalının zamanında ödemede bulunmaması sebebiyle 15.000 TL vergi, 8.500 TL SSK borcunun da ödenemediğini faizinin çoğaldığını belirterek şimdilik 9.000 TL araç bedeli, 500 TL vergi borcu, 500 TL SSK borçu olmak üzere toplam 10.000 TL’nın kaza tarihinden işleyecek ticari (reeskont) faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş; 2.12.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile araç bedeline ilişkin talebini 2.800 TL daha artırarak toplam 11.800 TL araç bedeli ile dava dilekçesindeki diğer taleplerinin kaza tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tazminini istemiştir.
Davalı vekili, davacıya 25.1.2010 tarihinde 8.020 TL ödendiğini ve ibraname alındığını, aracın davacı uhdesinde kaldığını müvekkilinin sorumluluğunun kalmadığını ihale sürecine alınmışsa da araç üzerindeki haczin davacı tarafça kaldırılmaması sebebiyle aracın davacıya iade edildiğini davacının ıslah talebinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 9.000 TL araç bedelininin dava tarihinden 2.800 TL’nın ıslah tarihinden işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak davacı sigortalı tarafından davalı … aleyhine açılan alacak istemine ilişkindir.
Davalı … şirketinin poliçeden kaynaklanan zararı ödeme yükümlülüğünü poliçe genel koşulları B.3.3.1 maddesinde öngörülen sürede yerine getirmesi gerekmektedir. Anılan hüküm gereğince sigorta şirketinin hasara ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç 15 gün içinde hasarı ve tazminatı tespit ettirmesi gerekir. Tespit edilen bu miktarın ödeme yükümlülüğü de bu tarihte doğmuş olmaktadır. Islahla artırılan talep yönünden de davalı sigortacının temerrüt tarihi aynı olmaktadır.
Somut olayda davacı vekili dava ve ıslah dilekçelerinde talep ettiği alacağının 25.11.2009 kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile tahsilini talep etmiş; dosyada mevcut ekspertiz raporuna göre de davalıya 01.12.2009 tarihinde ihbarda bulunulmuştur.
Bu durumda mahkemece hükmedilen toplam tazminat miktarına hasarın ihbar tarihi olan 01.12.2009 tarihine 15 gün eklenecek 16.12.2009 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde dava dilekçesinde talep edilen 9.000 TL için 31.12.2010 dava tarihinden ıslah dilekçesi ile artırılan 2.800 TL için 2.12.2011 ıslah tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru değil bozma sebebi ise de bu yönlerdeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarının gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 Sayılı HMK’nin geçici 3/2 maddesi delaletiyle mülga 1086 Sayılı HUMK’nin 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … Groupama Sigorta AŞ vekilinin tüm davacı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 1.bendinde yazılı “davanın ıslah edilmiş hali ile kısmen kabulü ile” tümcesinden sonra gelen “9.000 TL’nin dava tarihi olan 31.12.2010 tarihinden 2.800 TL’nın ıslah tarihi olan 02.12.2011 tarihinden itibaren” tümcelerinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına ve yerine “toplam 11.800 TL’nin 16.12.2009 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek” tümcesinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 630,81 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 18.4.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.