Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/5119 E. 2013/10469 K. 01.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5119
KARAR NO : 2013/10469
KARAR TARİHİ : 01.07.2013

Davacı 3.kişi … ile davalı alacaklı … ve borçlu … aralarındaki dava hakkında Kumluca İcra Hukuk Mahkemesinden verilen 27.1.2011 gün ve 2009/88-2011/35 sayılı hükmün Dairenin 27.9.2012 gün ve 2012/7927-10222 sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiş olup, süresi içinde davacı 3.kişi … tarafından kararın düzeltilmesi istenilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, Kumluca 1.İcra Müdürlüğünün 2009/786 sayılı takip dosyasından, davacı ile borçlunun adi ortak olduğu ve ortaklığa ait depodaki malların haczedildiğini belirterek, İİK’nin 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı, haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemenin, davanın kabulüne ilişkin kararı dairemizin 27.09.2012 tarih 2012/7927 Esas ve 2012/10222 Karar sayılı ilamı ile İİK’nin 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinni borçlu lehine olduğu ve karine aksinin ve adi ortaklığın ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekçesi ile bozulmuş davacı 3.kişi vekili tarafından anılan bozma kararının hatalı olduğundan bahisle karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyanın yeniden yapılan incelemesi sonucunda:
Dava konusu 19.03.2009 tarihli haciz sırasında borçlunun işyerinde ortağı tarafından getirilen memerlerin bulunduğunu belirttiği, delil olarak sunulan Cumhuriyet savcılığı soruşturma dosyası kapsamından davacı 3.kişi ve borçlunun mermer işi konusunda adi ortaklık kurdukları daha sonra ortaklığın fesh edildiği ancak tasfiye sürecinin tamamlanmadığı, hacizli mallarında bu ortaklık kapsamında haciz adresine getirildiği sabittir.
BK’nin 534.maddesi gereğince adi ortaklığa ait malın haczi mümkün olmayıp,alacaklı ancak borçlunun adi ortaklığın tasfiyesi üzerine tasfiye payını haczebilecektir.Bu durumda mahkemece,istihkak davasının kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup dairemizin bozma ilamının maddi yanılgıya dayalı olduğu anlaşıldığıdan karar düzeltim isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile 27.01.2011 tarihli mahkeme kararının ONANMASINA, tashihi karar peşin harcın karar düzeltme isteyen davacı 3.kişiye geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 1.177,03 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı alacaklıdan alınmasına, 01.07.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.