Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/5791 E. 2013/14517 K. 30.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5791
KARAR NO : 2013/14517
KARAR TARİHİ : 30.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı … vekili ve davalı …. Vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalılardan …’in sürücüsü, davalı …’e ait, davalı ….’nin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın, davalılardan … idaresindeki, davalı …’a ait, davalı …..’nin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları araçla çarpışması suretiyle meydana gelen kazada, araç içi yolcu olan …’in vefat ettiğini ve …’in yaralandığını, …’in anne ve babası olan davacılar … ve … ile oğlu olan …’ın müteveffanın desteğinden mahrum kaldıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılar …, … ve … için ayrı ayrı 10.000 TL destektek yoksun kalma tazminatı ile davacı … için 4.124TL tedavi giderinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, müteveffanın kardeşleri olan davacılar …, … ve … için ayrı ayrı 5.000 TL, davacılar …, …, … ve … için ayrı ayrı 10.000 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 02.03.2009 havale tarihli ıslah dilekçesiyle davacı … için maddi tazminat talepelrini 12.542,71 TL’ye yükselttiklerini, 18.06.2009 tarihli celsede davalı … yönünden açılan davayı atiye bıraktıklarını bildirmiş, 28.02.2011 tarihli dilekçesiyle davalı ….. Ile yapılan ödeme nedeniyle sulh olduklarını beyan etmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin kazada kusuru bulunmadığını, talep edilen tazminatların fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …. ve Güven (Groupama) Sigorta A.Ş. Vekilleri cevap dilekçelerinde ayrı ayrı, müvekkillerinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduklarını ileri sürerek davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin aracı haricen sattığını ve işleten sıfatının bulunmadığını ileri sürerek davanın husumetten reddedilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar Burhan Tektaş mirasçıları vekili cevap dilekçesinde, muristen davacılara miras intikal etmediğini, murislerinin kazada kusursuz olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davalı … yönünden açılan davanın açılmamış sayılmasına, davalı …’ın işleten sıfatı bulunmadığından hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davalı …Ş. hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davacı … için 966,73 TL, davacı … için 4.703,52 TL, davacı … için 12.542,71 TL, davacı … için 4.269,30 TL maddi tazminatın davalılar Groupama (Güven) Sigorta A.Ş., … mirasçıları ve …’den müteselsilen tahsiline, davacılardan …, … ve … için ayrı
ayrı 2.000 TL, davacı … için 4.000 TL, davacılar … ve … için ayrı ayrı 5.000 TL, davacı … için 3.000 TL manevi tazminatın davalılar … ve … mirasçılarından tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı … vekili ve davalı …. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacılar vekili, temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını da ileri sürmüş ise de, sözkonusu dilekçe temyiz defterine kaydedilmemiş olduğu gibi, harcının da yatırılmadığı anlaşıldığından, davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin bu nedenle reddi gerekmektedir.
2-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle, ceza yargılaması sırasında alınan ve kesinleşen bilirkişi raporundaki kusur dağılımının oluşa ve dosya içeriğine uygun bulunması sebebiyle mahkemece benimsenmesinde, ayrıca manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47. Maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve KTK’nın 95/2 maddesi hükmü ile taraflar arasında akdedilen poliçenin feshedilmemiş olmasına ve davalıların borçtan müştereken ve müteselsilen sorumlu olmalarına göre, davalı …Ş. vekili ve davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı, manevi tazminat ve tedavi giderleri istemine ilişkindir.
Yargılama sırasında yürürlüğe giren ve 2918 sayılı yasanın 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasanın 59. maddesinde, “trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın “Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı”,
Yasanın geçici 1.maddesi ile de “Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20’sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği” öngörülmüştür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1.maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur.
Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre, 2918 sayılı Yasanın 98.maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk “Sosyal Güvenlik Kurumu’na” geçtiğinden eldeki davada yasal hasmın “Sosyal Güvenlik Kurumu” olması gerekir.
Bu durumda mahkemece, “Sosyal Güvenlik Kurumu”nun davaya dahil edilmesi, tarafların delillerinin toplanması, davacı tarafından talep edilen tedavi giderlerinden 2918 sayılı Yasanın 98.maddesi kapsamında kalanların ve Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna esas olanların belirlenmesi için uzman doktor bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, 2918 Sayılı Yasanın 98 maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden Sosyal Güvenlik Kurumu’nun, yasa kapsamı dışında kalan giderlerden ise davalı … şirketinin sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
4-Yargılama devam ederken davacılar vekili tarafından, davalı ….’nin davacılara 8.431 TL ödeme yaptığı belirtilmiş olup, bu ödemenin araştırılarak hesaplanacak tazminattan mahsubu gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hatalı bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm verilmiş olması isabetli değildir.
5-Davacılar vekili, davacılar … ve … için ayrı ayrı 10.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunmuş, mahkemece davacı … için 966,73 TL, davacı … için 4.703,52 TL maddi tazminata hükmedilmiştir. Davacıların maddi tazminat istemlerinin kısmen kabul edilmiş olmasına göre, reddedilen miktarlar yönünden davalılar vekilleri yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hükmedilmemiş olması doğru değildir.
6-Davalı … yararına, reddedilen maddi ve manevi tazminatlar yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tek kalemde vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
7-Davalı … aleyhine manevi tazminata hükmedilmemesine rağmen, hükmedilen manevi tazminata tekabül eden harç miktarından da davalı … şirketinin sorumlu tutulması da isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar Groupama Sigorta A.Ş. vekili ve davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) ve (7) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı .. Vekilinin, (6) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin, (4) ve (5) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle hem davalı …Ş. vekili, hem davalı … vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar …, Groupama Sigorta AŞ’ye geri verilmesine 30.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.