YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5985
KARAR NO : 2014/14491
KARAR TARİHİ : 30.10.2014
MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23/01/2013
NUMARASI : 2012/204-2013/18
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalı A.. Ö..’in müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait traktörü S. K.’e, onunda davalı M.. Ö..’e sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı M.. Ö.. davanın reddini savunmuş, diğer davalı borçlu ise traktörü borçları nedeniyle ve alacağı karşılıksız bırakmak için Salih’e sattığını, oğlu olan davalı Mahmut’un ise Salih’le anlaşarak traktörü üzerine geçirdiğini beyan etmiştir.
Mahkemece borçlunun aciz halinin bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Aynı yasanın 282. maddesi uyarınca iptal davalarının borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılması gerekir. Bunlardan başka kötü niyet sahibi üçüncü şahıslar aleyhine de iptal davası açılabilir. Somut olayda borçlu davalı A.. Ö..’in kendisine ait traktörü 29.12.2009 tarihinde dava dışı S. K.e sattığı, onun da 24.08.2010 tarihinde davalı M.. Ö..’e satmış olduğu anlaşıldığı halde dava sadece borçlu ile 4. kişi konumunda olan Mahmut aleyhine açılmış, borçlu ile doğrudan işlemde bulunan S. K.hakkında dava açılmamıştır. Bu durumda borçlu Ahmet ile dava dışı S. K. arasında zorunlu dava arkadaşlığı olması nedeniyle dava dilekçesinin dava dışı S. K.’e tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra davanın esasına girilip hüküm kurulması gerekirken bu yönler gözardı edilerek taraf teşkil edilmeden davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 30.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.