YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6261
KARAR NO : 2013/8446
KARAR TARİHİ : 06.06.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin muris kızına ait davalıya kasko sigortalı aracın trafik kazasında hasarlandığını, müvekkilinin kızı …’nun olayda öldüğünü aracın pert olduğunu, ihbara rağmen davalının müvekkilinin 1/2 hissesine düşen hasarı karşılamadığını, davalı hakkında Beyoğlu 2. İcra Müdürlüğünün 2011/17210 sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline takibin kaza tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte devamına ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın sigortalının annesi tarafından açıldığını, babasının dava açmadığını, iştirak halinde mülkiyet olduğundan tüm mirasçıların iştiraki ile dava açılması gerektiğini, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını ayrıca müvekkiline gerekli bilgi ve belgelerle müracaat edilmediğini, aracın pert olduğunu, hurda tescil belgesinin ibraz edilmediğini, talebin fahiş olduğunu alacak likit olmadığından inkar tazminatı istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün (Beyoğlu 2. İcra Müdürlüğü) 2011/17210 sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 10.845,30 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden işleyecek yasal faizi ile devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı tarafın icra takip dosyasında yasal faiz oranında temerrüt faizi talebinde bulunmuş olmasına ve bu talebi ile bağlı bulunmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak sigortalının varisi tarafından sigortacı aleyhine itirazın iptali şeklinde açılan alacak istemine ilişkindir. Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.1 maddesine göre sigortacı hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren en geç 15 gün içinde gerekli incelemeleri tamamlayıp hasar ve tazminat miktarını tesbit edip sigortalıya bildirmek zorundadır. Sigorta alacağı, hasara ilişkin belgelerin sigortacıya tesliminden 15 gün sonra muaccel olur. Olayın ihbarı üzerine en geç 15 gün içinde sigorta eksperi tarafından gerçek zararın tesbitinden sonra sigorta şirketinin sigorta teminatını ödeme yükümlüğünü doğduğunun kabulü gerekir. Ancak HMK.nın 26.maddesi hükmü gereğince davacının talebi ile bağlı kalınmalıdır. Somut olayda davaya konu riziko 13.4.2010 tarihinde meydana gelmiş, ekspertiz raporuna göre riziko 27.4.2010 tarihinde davalı sigortacıya ihbarname edilmiştir. Davacı tarafça ayrıca davalıya hasarın tesbitine ilişkin belgeler de eklenerek 12.10.2010 tarihinde ihtar gönderilmiş ve tazminatın kaza tarihinden işleyecek faiziyle birlikte 2 gün içinde ödenmesi talep edilmiştir. Bu ihtar yazısı 13.10.2010 tarihinde davalı çalışanı …’a tebliğ edilmiştir. Davacı vekili İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün (Beyoğlu 2. İcra Müdürlüğü) 2011/17210 sayılı takip dosyasında 11.349 TL asıl alacak ile 12.10.2010 başvuru tarihinden takip tarihine kadar işlemiş 626,84 TL işlemiş faiz toplamı 11.975,84 TL.nın davalıdan tahsilini, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %9 oranında yıllık faiz uygulanmasını istemiştir.
Bu durumda mahkemece davacının talebi ile bağlı kalınarak ihtarnamenin davalı tarafa tebliğ edildiği 13.10.2010 tarihine ödeme için öngörülen 2 günlük süre de ilave edilerek 15.10.2010 tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi asıl alacağa 24.5.2011 takip tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanması doğru değil, bozma sebebi ise de bu yöndeki
yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektiricek nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK.nın geçici 3/2 Maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK.nın 438/7maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.nin 12/2 maddesi hükmü gereğince “şu kadarki asıl alacak miktarı 3.333,33 TL.ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti tarifenin 3. kısmının, ikinci bölümünde icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücrettir. Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez.”karar tarihinde icra mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen maktu ücret 400.00 TL.sıdır.
Somut olayda davacı vekilinin asıl alacak yönünden talebi 11.349 TL olup mahkemece 10.845,30 TL.lık kısım için itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmiştir.
Davanın reddedilen kısmı 503,70 TL.dır. Bu durumda mahkemece AAÜT.nin 12/2 maddesine göre icra mahkemeleri için öngörülen 400 TL maktu vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde Asliye Hukuk Mahkemeleri için öngörülen maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmayıp bozma sebebi ise de bu yöndeki yanılgının giderilmesi de yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte bulunmadığından 6100 sayılı HMK.nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK.nın 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu benttlerde açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1.bendinde yazılı “davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün 2011/17210 E sayılı takip dosyasına yaptığı itirazının kısmen iptali ile takibin 10.845,30 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa” ibarelerinden sonra gelen ” takip tarihinden itibaren” ibaresinin hükümden çıkartılmasına ve yerine ” 15.10.2010 temerrüt tarihinden itibaren” ibaresinin yazılmasına yine hüküm fıkrasının 6.bendinde yazılı ” davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan” tümcelerinden sonra gelen ” 1.200,00 TL maktu
ücreti vekaletin” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “400 TL maktu ücreti vekaletin” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 6.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.