Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/6349 E. 2013/8457 K. 06.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6349
KARAR NO : 2013/8457
KARAR TARİHİ : 06.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalının sebebiyet verdiği kazada, müvekkiline kasko sigortalı aracın hasarlandığını, davalının olayda asli kusurlu olduğunu, sigortalı aracın tamir edildiğini, hasar bedelinin ödendiğini, hasar bedelinden davalının kusur oranına isabet eden 1.803,15 TL’nin ferileriyle birlikte davalıdan tahsili için Kastamonu 1. İcra Müdürlüğü’nün 2012/3334 sayılı dosyasında İcra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, duruşmalara katılmadığı gibi davaya yazılı olarakta cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalının, Kastamonu 1. İcra Müdürlüğünün 2012/3334 sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 1.803,15 TL asıl alacak, 59.05 TL işlemiş faiz toplamı 1.862,20 TL yönünden iptaline, takibin bu meblağ üzerinden devamına, şartları bulunmayan inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesine ve halefiyet kuralına dayanılarak itirazın iptali şeklinde açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.
HMK’nın 266. maddesine göre “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde,
taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.”
Trafik kazalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında meydana gelen gerçek zarar miktarından sorumludur. Kusur durumunun ve araçta oluşan gerçek zararın tespiti özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerdendir ve konunun uzman bilirkişilerce tespit edilmesi gerekir. Kusur ve hasar konusu, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konulardan değildir.
Somut olayda, davacı vekili, davalı yayanın sebebiyet verdiği kazada müvekkiline kasko sigortalı aracın hasarlandığını, davalının olayda asli kusurlu olduğunu, araçta meydana gelen hasarın sigortalıya ödendiğini, davalının kusur oranına isabet eden 1.803,15 TL hasar bedelinin ferileriyle birlikte tahsili için davalı haklarında icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalının, olayda kusurunun bulunup bulunmadığı varsa kusur oranının tespiti hususlarında hiç inceleme yapılmamış, aracın hasarının tespiti hususunda ne şekilde uzmanlığı bulunduğu anlaşılmayan aktüerya bilirkişisinden alınan, hüküm kurulmaya elverişli olmayan rapora göre davanın asıl alacak yönünden tamamen kabulüne karar verilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyeti gibi kurum veya kuruluşlardan seçilecek kusur ve araç hasarı konusunda uzman bilirkişiden kaza tutanağı, ekspertiz raporu, faturalar, jandarma karakolunda alınan ifadeler ve tüm dosya kapsamına göre, kazanın meydana gelmesinde davacıya sigortalı aracın dava dışı sürücüsü ile davalının kusur araçlarının belirlenmesi, davacıya kaskolu araçta bu kaza nedeniyle oluşan gerçek zarar miktarının tesbiti hususlarında gerekçeli, ayrıntılı, denetime elverişli, kaza tutanağındaki kusur durumunda irdelendiği bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı …’ın temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 06.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.