YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6487
KARAR NO : 2013/10115
KARAR TARİHİ : 27.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 37.476 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalının olayda tamamen kusurlu olduğunu belirterek bu meblağın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacıya sigortalı aracın kazaya maruz kaldıktan sonra müvekkiline ait çekici ile çekilmek istendiğini, davacı aracının önceki kazadan ve sonrasında çekici halatının kopması nedeniyle oluşan kazadan nasıl ve ne şekilde hasarlandığına dair tesbit bulunmadığını, önceki kaza nedeniyle meydana gelen zararın da müvekkilinden alınmaya çalışıldığını, hasar miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davanın 36.876,87 TL yönünden kısmen kabulüne dair 17.2.2011 gün 2009/814 2011/119 sayılı önceki hükmün davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 22.12.2011 gün 2011/4513 Esas 2011/12809 karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasından sonra davanın kısmen kabulü ile 20.800 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin aağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesine ve halefiyet kurallarına dayanılarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Kara ve ilam harcı yargılama giderlerinden olup, davanın kabul edilen kısmı üzerinden yürürlükteki tarifelere göre hesaplanır ve davanın kabul edilen kısmı üzerinden tesbit edildiğinden davanın kabul ve red oranına göre taraflar arasında paylaştırılmadan tamamının davalıdan alınmasına karar verilir. Nispi karar ve ilam harcı davanın tamamen veya kısmen kabulü halinde verilen hükümlerde davalıdan alınır. Davanın tamamen reddi halinde maktu karar ve ilam harcının davacıdan tahsiline karar verilir. Nispi karar ve ilam harcının 1/4’i dava açılırken davacı tarafından peşin olarak ödenir. Hüküm verilirken peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye harcın davalıdan tahsiline, peşin olarak davacıdan alınan harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmelidir.
Somut olayda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kabul edilen 20.800 TL tazminat üzerinden hesaplanan 1.420,84 TL harçtan peşin alınan 506 TL harcın mahsubu ile bakiye 914.84 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına karar verildikten sonra davacı tarafından ödenen 506 TL peşin harçta diğer yargılama giderlerine dahil edilerek toplam 2.199 TL yargılama giderinin (506 TL peşin harç dahil) kabul ve red oranına göre 1.220 TL.nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Oysa yukarıda açıklandığı üzere davanın tamamen veya kısmen kabulü halinde, kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan harcın tamamından davalı sorumludur. Davacı tarafça dava açılırken yatırılan peşin harcında davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmelidir.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafça ödenen 506 TL peşin harcın diğer yargılama giderlerine dahil edilmeden ve davanın kabul red-oranına göre taraflar arasında paylaştırılmadan tamamının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru değil bozma sebebi ise de bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK.nın geçici 3.maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı HUMK.nin 438/7 maddesi uyarınca hükmü düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … Sigorta A.Ş vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 3. bendinde yazılı ” davacı tarafnıdan yapılan peşin harç tebligat müzekkere, bilirkişi gideri toplam 2.199 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 1.220 TL.sının ” ibaresinin hükümden çıkarılmasına ve yerine ” davacı tarafından yatırılan 506 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yine davacı tarafından yapılan tebligat müzekkere, bilirkişi gideri toplamı 1.693 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre 939,61 TL.sının” ibarelerinin hüküm fıkrasına yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 27.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.