Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/6612 E. 2013/12885 K. 26.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6612
KARAR NO : 2013/12885
KARAR TARİHİ : 26.09.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı taraf aracının müvekkiline ait araca çarparak hasarladığını, araçta 12.477,99 TL tutarında hasar meydana geldiğini, davalı sürücünün olayda tamamen kusurlu olduğunu, aracın kaza tarihinden 6 aya önce sıfır km olarak satın alındığını, kaza nedeniyle değer kaybı oluştuğunu belirterek şimdilik 8.000 TL değer kaybı zararının kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, kaza tarihi itibariyle aracın … Sigorta A.Ş nezdinde sigortalı olduğunu, hasar ve değer kaybından sigorta şirketinin sorumlu bulunduğunu, davalı sürücünün müvekkiline şoförlük hizmet alımı sözleşmesi ile hizmet veren … Nakl. Petr. Ür. Müt. Hizm. San. Tic. Ltd.Şti personeli olduğunu, kusuru ve değer kaybı miktarını kabul etmediğini belirterek davanın sigorta şirketi ile … Nakl. Tic. Ltd. Şti.ne ihbarını ve reddini savunmuştur.
Davalı …, davacı aracının yolun sağında seyir halinde iken önüne kendisinin geçtiğini, bu sırada benzinlikten çıkan araç nedeniyle ani fren yaptığını, ancak hava yağışlı ve trafik yoğun olduğundan davacı aracına çarptığını savunmuştur.
Dava ihbar edilen Halk (…) Sigorta A.Ş vekili, 17.500 TL poliçe limiti olduğunu, davacı tarafın talebi üzerine 12.477,79 TL hasar bedelinin kendilerine ödendiğini, davacının talebinin fahiş olduğunu, bakiye 5.023,00 TL poliçe limiti bulunduğunu belirtmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, 7.746,00 TL.nin kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalı … A.Ş vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, trafik kazası nedeniyle müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybının davalı taraftan tahsilini talep etmiştir. Davacı aracı, 2010 model 520 D BMW otomobil olup 26.4.2010 tarihinde trafiğe çıkmıştır. Davaya konu kaza, 7.11.2010 tarihde meydana gelmiştir. Davacı aracının 12.477,79 TL.sına tamir edildiğine dair fatura ibraz edilmiştir.
Değer kaybı zararı, aracın olay tarihindeki hasarsız değeri ile hasarı giderildikten sonra (tamir edilmiş hali ile) edeceği değer arasındaki farktan ibarettir. Hasar konusunda hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yönteme göre değer kaybı tesbiti yapılmamış, hasar miktarı araç bedeline oranlanarak 12.103,76 TL değer bulunmuş, daha sonra toplam işçilik tutarı, parça bedeline oranlanarak %36 oranında indirim yapılması gerektiği sonucuna varılarak %36 ‘lık kısma isabet eden miktar 12.103,76 TL.den mahsup edilerek değer kaybı tesbit etmiştir. Bilirkişi raporundaki değer kaybı tesbit yöntemi yanlış olup bu rapor hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu durumda mahkemece Karayolları Genel Müdürlüğü veya İTÜ gibi kurum veya kuruluşlardan seçilecek hasar konusunda uzman bilirkişi kurulundan davacı taraf aracında davaya konu kaza nedeniyle meydana gelen değer kaybının tesbiti hususunda tüm dosya kapsamına, tarafların itiraz ve savunmalarına, onarım faturasına, hasarlı kısımlara parça ve yapılan işçiliklere aracın modeline göre ayrıntılı gerekçeli denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT.nin 12/son maddesi gereğince davalı … A.Ş yönünden davanın reddedilen kısmı 254 TL olup bu davalı lehine en fazla 254 TL vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken 1.200 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi davacı tarafça yapılan toplam yargılama gideri 606,65 TL olduğu halde, 364,80 TL olarak hesaplanması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı … A.Ş vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı … A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı … A.Ş.ye geri verilmesine 26.9.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.