Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/6794 E. 2013/8262 K. 03.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6794
KARAR NO : 2013/8262
KARAR TARİHİ : 03.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline ait aracın park halindeyken hemen önünde park halinde olan davalıya trafik sigortalı otobüsün geri geri kayarak çarpıp sürükleyerek kaldırıma çıkartıp elektrik direğine sıkıştırması sonucu hasarlandığını, davalı … şirketinin müracaata rağmen ödeme yapmadığını bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 3.000,00 TL hasar tutarı ile aracın tamir edilmeksizin özel serviste kaldığı süre için ödenen 1.000,00 TL işgaliye bedeli toplamı 4.000,00 TL’nin 14.12.2011 temerrüt tarihinden itibarin işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … Sigorta A.Ş. vekili, sorumluluklarının poliçe limiti, gerçek zarar ve sigortalılarının kusuru ile sınırlı olduğunu bildirip, otopark ücretinin trafik sigortası teminatı içinde kalmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre hasarın kazayla uyumlu olmadığı bildirilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazasından meydana gelen maddi tazminat istemine ilişkin olup, davalı … karşı aracın trafik sigortacısıdır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A/1 maddesinde, “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı KTK.na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder. Meydana gelen bir kazada zararın ödenmesi veya
azaltılması amacıyla, sigorta ettirenin yapacağı makul ve zorunlu masraflar sigortacı tarafından karşılanır. Bu sigorta işletenin (sigorta ettirenin) haksız taleplere karşı savunmasını da temin eder.” hükmüne yer verilmiştir. Aynı genel şartların A/3 maddesinde ” teminat dışında kalan haller”, B/1 maddesinde “rizikonun gerçekleşmesi halinde sigorta ettirenin yükümlülükleri”, B/3 maddesinde “sigortacının halefiyeti”, ve B/4 maddesinde ise “zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının işletene rücu hakkı” hüküm altına alınmıştır.
Diğer taraftan, TTK. 1282. maddesi uyarınca, sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1281. maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin ZMSS Genel Şartlarının A.3.maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte, sigortalı, ZMSS Genel Şartlarına ve TTK. 1292/3. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; uyuşmazlığın çözümü için öncelikle kazanın ihbar edilen yerde ve şekilde meydana gelip gelmediğinin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporunda, davalıya trafik sigortalı aracın ağırlığına göre davacı aracında oluşan hasarın olması gerekenden çok az olduğu ve davalı aracının arkasında bulunan çeki demirinin davacı aracının kaputunda daha fazla zarar meydana getirmesi gerektiği belirtilerek kaza ile hasarın uyumlu olmadığı bildirilmiştir. Mahkemece dinlenen tanıklar olay yerini davalıya sigortalı aracın davacıya ait araca çarpmış vaziyette kaldırım kenarındaki elektrik direğine sıkıştırmış biçimde gördüklerini bildirmiştir. Taraflar arasında düzenlenen kaza tespit tutanağı içeriği de tanık beyanlarına uygun biçimdedir. Yine dosya arasında kaza sonrası araçların birbirinden ayrılmış olduğu durumdaki hasar-
lı hallerine ve olay yerine ilişkin fotoğraflar bulunmaktadır. Bu fotoğrafların incelenmesinde olay yerinde yüksek bir eğimin bulunmadığı görülmektedir. Davalıya sigortalı aracın park halinde geri geri gelerek park halinde bulunan davacı aracına çarpma olayında hasar miktarı araçlar arasındaki mesafe ile yol eğimi ve ağırlığa bağlı olarak değişiklik gösterecektir. Yol eğiminin düşük olması ve araçlar arasında mesafenin kısa olması halinde araç fazlaca ivme kazanmayacağından buna bağlı olarak hasar da daha az olacaktır.
Bu durumda mahkemece, kaza tespitine ilişkin tutanağın aksi ve hasarın teminat dışında kaldığı hususu, davalı … şirketince somut delilerle ispatlanamadığından kazanın belirtilen yer, şekil ve zamanda meydana geldiği, sigorta geçerlilik süresi içinde gerçekleşen rizikonun teminat kapsamında kaldığı kabul edilerek davacıya ait araçta oluşan gerçek zarar yönünden tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 3.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.