YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6847
KARAR NO : 2013/8827
KARAR TARİHİ : 10.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat ve menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı, davalıya trafik sigortalı kamyonun yük boşaltımı esnasında devrilmesi sonucu evinin duvarının ve demir kapısının zarar gördüğünü, ayrıca garajda bulunan kamyonetinin hasarlandığını, bu nedenle aracını da kullanamadığını, toplam zararının 8.500,00 TL olduğunu, davalı … şirketinin kendisine sadece 2.500,00 TL ödeme yaptığını, bu olaydan sonra kendisine ait demir kapının davalı … şirketine sigortalı aracın üzerine devrildiğini, davalı tarafından kendisinden 757,00 TL hasar bedeli talep edildiğini, olayda kendisinin bir kusurunun bulunmadığını ileri sürerek 6.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline, davalı … şirketine borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu ilk kazaya ilişkin davacı zararının müvekkili şirket tarafından karşılandığını, ikinci kaza olayında ise davacının kusurlu olması nedeniyle ödenen hasar bedelinin rücuan talep edildiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra dosyasında 14,35 TL borçlu olmadığının tespitine, davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen
uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranlarının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat ile menfi tespit talebine ilişkindir.
HMK’nın 266. ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınması gerektiği hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda, davacı, kaza nedeniyle evinin duvarı ile demir kapısının zarar gördüğünü belirterek bu zarar kalemlerinin karşılanmasını talep etmiştir. Bu durumda mahkemece, davacının iddia ettiği bahse konu zararlarının tespiti için inşaat mühendisi bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu talepler yönünden uzman olmayan sigortacı ve makine mühendisi bilirkişiler tarafından tanzim edilen bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 10/06/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.