YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6924
KARAR NO : 2013/7892
KARAR TARİHİ : 28.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerle verilen yetkisizlik hükmünün süresi içinde davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu, zorunlu trafik sigortası bulunmayan aracın karıştığı kaza sonucu … ‘un yaralandığını, yaralanan kişinin anne ve babasının müvekkil Kuruma başvurusu üzerine 19.679,00 TL işgöremezlik tazminatı ödendiğini, ödenen bedelin davalılardan rücuan tahsili için başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, kazanın meydana gelmesine karşı araç sürücüsünün neden olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, 6100 sayılı HMK’nın 7/1 maddesi gereğince davalının birden fazla olması halinde ortak yetkili mahkemenin kesin yetkili olduğu, kaza yerinin ortak yetkili yer olduğu, kaza yerinin Denizli’nin Beyağaç İlçesi olduğu, Beyağaç İlçesinin de adli yönden Kale İlçesine bağlı bulunduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine, kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın Kale Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, … tarafından ödenen hasar bedelinin, zorunlu trafik sigorta poliçesini yaptırmayan araç işleteni ve sürücüden tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK.’nin genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin 1.fıkrasına göre; “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. “7. maddesinde de,” davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir.” denilmektedir. Yine aynı Yasa’nın 16. maddesinde ise, “Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.
HMK.’da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir.
Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. Maddesinde ise “Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.” ifadesine yer verilmiştir.
Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece, davalılar tarafından yapılmış süresinde ve usulüne uygun bir yetki itirazı bulunmadığı halde HMK’nın 7. maddesi yanlış yorumlanarak
ortak yetkili mahkemenin kesin yetkili olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı …’e geri verilmesine 28.5.2013 gününde Üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
(Karşı oy)
-KARŞI OY-
Davalıların, sürücü ve işleteni bulunduğu … plakalı araç ile dava dışı … plakalı motorlu bisikletin 25.8.2008 tarihinde Denizli-Beyağaç-Uzunoluk mevkiinde çarpışması sonucu … plakalı araçta bulunan … yaralanmış,
Davalılar aracının ZMSS.inin bulunmaması nedeniyle …’un daimi iş göremezlik zararı davacı tarafından tazmin edilerek davalılardan rucuen tahsili istemi ile genel haciz yoluyla icra takibi yapılmış,
Borçluların (davalılar) icra takibine vaki itirazları üzerine alacaklı (davacı) tarafından eldeki itirazın iptali davası açılmış,
Mahkemece yargılama sonucunda 6100 sayılı HMK 7/1 maddesinde yetkili kılınan haksız fiilin vuku bulduğu yer mahkemesi olan Kale (Beyağaç) Asliye Hukuk Mahkemesinin ortak ve kesin yetkili mahkeme olduğu gerekçesiyle re’sen yetkisizlik kararı verilmiş,
Davacı vekilinin temyizi üzerine sayın çoğunluğun ” HMK 7/1 maddesinde getirilen yetki kuralınının kesin yetki olmadığı, süresinde usulüne uygun yapılmış bir yetki itirazı bulunmadığı” görüşü doğrultusunda yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Sayın çoğunluğun HMK 7/1 maddesinde öngörülen yetki kuralının kesin yetki olmadığına ilişkin görüşüne katılamıyorum.
Dava 6100 sayılı HMK yürürlüğünden sonra 4.10.2012 tarihinde açılmıştır.
6100 sayılı HMK 7/1 maddesinde “davalı birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde davanın açılabileceği; Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkemenin belirtilmiş olması durumunda davaya o yer mahkemesinde bakılacağı” öngörülmüştür.
Yasalarda kesin yetki olduğu anlaşılan hallerde başka yer mahkemesinde dava açılması mümkün değildir.
Yetkinin kesin olduğu bazen yasa metninde açıkça ifade edilmekte, bazende maddenin düzenleme şeklinden anlaşılabilmektedir.
HMK 7/1 maddesindeki “… Davaya ancak o yer mahkemesinde bakılır” şeklindeki mutlak ifadeden, yetkinin kesin yetki olduğu sonucu çıkmaktadır.
HMK 7/1 maddesinin hükümet gerekçesinde de (madde 12) öngörülen yetki kuralının kesin yetki kuralı olduğu vurgulanmıştır.
Ortak yetkili mahkemenin yetkisi, hükmün gerekçesinde de ifade edildiği üzere kesin yetkidir. (Ejder Yılmaz HMK sayfa 120)
Somut uyuşmazlıkta davacının yerleşim yeri İstanbul, davalılardan … ‘in yerleşim yeri Ağrı, davalı …’ın yerleşim yeri de Kastamonu olup, davaya konu trafik kazası da Beyağaç (Kale)’de gerçekleşmiştir.
Kale (Beyağaç) Mahkemeleri haksız fiilin vuku bulduğu yer mahkemesi olarak tüm taraflar yönünden ortak yetkiyi taşıyan mahkeme olup, yerel mahkemenin HMK 7/1 maddesinde öngörülen yetki kuralanının kesin olması nedeniyle re’sen yetkisizlik kararı vermesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığından yerel mahkeme kararının onanması gerekirken bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Karşı Oy
…