Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/7025 E. 2013/9783 K. 24.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7025
KARAR NO : 2013/9783
KARAR TARİHİ : 24.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamında özetle ;dosya kapsamından borçlu hakkında sunulmuş kat’i veya geçici aciz belgesi bulunmadığı ,aciz belgesinin davanın her aşamasında ibraz edilebileceği gözden uzak tutulmadan mahkemece inceleme yapılması gerektiği,bu nedenle dava şartlarının resen araştırılması ve borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufların üç grup altında ve İİK 278,279.280.maddelerinde düzenlendiği,ancak bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarrufların sınırlı olarak sayılmadığı,Kanun’un iptale tabi tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini … bıraktığı (İİK 282)bu yasal nedenle de davacı tarafından İİK 278,279,280.maddelerden birine dayanılmış olsa bile mahkemenin bununla bağlı olmayıp diğer maddelerden birine göre de iptal kararı verebileceği nazara alınarak yeterli inceleme yapılmadan karar verilmesinin doğru olmadığı,dava konusu tasarrufun 3/8 hisseye ilişkin olmasına rağmen davanın kabulü halinde bu pay oranında iptal kararı verildiğinin belirtilmemesinin yanlış olduğu,dava kabulle sonuçlandığı takdirde İİK 281/2 maddesi uyarınca uygulanan ihtiyati haczin tasarrufun iptali davasının kabulü ile kesin hacze dönüşeceği ve davacı alacaklının verilen ilamı icra dosyasına ibrazı ile cebri icra işlemine devam edileceği gözetilmeden mahkemece ihtiyati haciz mahiyetindeki ihtiyati tedbirin kararın kesinleştiği tarihle sınırlandırılmasının isabetli olmadığı gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, iddia,savunma,toplanan deliller ve bozma ilamı doğrultusunda ;davacıya kesin ya da geçici aciz belgesi sunması ve delillerini bildirmesi için iki haftalık kesin süre
verildiği bu süre içinde davacı gerekli işlemleri HMK 94’e göre kesin süre verilerek bu süre içinde gerekli işlemleri yapması istenilen tarafa bu işlemleri süresi içinde gerçekleştirmediği takdirde,yapılmasını istediği işlemleri yapma hakkının ortadan kalkacağı,duruşma esnasında da davacıya kesin sürede delil bildirmediği takdirde mevcut delil durumuna göre karar verileceği ihtarı yapılmış olduğundan davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı ve davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı borçlu vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava aciz belgesi sunulmadığı için ön koşul yokluğu nedeniyle reddedildiğinden kendisini vekille temsil ettiren davalı borçlu ve 4.kişi … yararına AAÜT’nin 7/2 maddesi gereğince maktu vekalet ücreti takdiri yerine nispi vekalet ücreti takdiri doğru değil bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı borçlu vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 4.bendindeki “1.920,00 TL…” ibaresinin çıkarılarak yerine “1.200,00 TL” ibaresinin yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 3,15 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı borçludan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 24.6.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.