YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9401
KARAR NO : 2013/10583
KARAR TARİHİ : 02.07.2013
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Vakıf hukukuna ilişkin davada Gaziantep 6.Asliye Hukuk ve 2.Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, vakıf senedinin tescili istemine ilişkindir.
Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın çekişmesiz yargı işi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Sulh Hukuk Mahkemesi ise , ilgili sıfatı ile … tarafından her aşamada uyuşmazlık yaratabileceğini bu haliyle davanın hasımsız olmasının çekişmesiz yargı işi olarak kabul edilmesini engellediğini bu nedenle eldeki uyuşmazlıkta Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
Kanunda çekişmesiz yargı işlerinin neler olduğu düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 382/1 maddesinde “Çekişmesiz yargı, hukukun, mahkemelerce, aşağıdaki üç ölçütten birine veya birkaçına göre bu yargıya giren işlere uygulanmasıdır…” hükmü ile “ilgililer arasında uyuşmazlık olmayan haller, ilgililerin ileri sürebileceği herhangi bir hakkın bulunmadığı haller ve hakimin re’sen harekete geçtiği haller …” olmak üzere çekişmesiz yargının genel çerçevesi belirlenerek, mümkün olduğunca çekişmesiz yargı işleri sayılarak belirtilmiştir. Ancak bu sayma sınırlı olmadığından yasa maddesinde sayılmayan fakat çekişmesiz yargı ölçütlerini taşıyan diğer işlerin de çekişmesiz yargı işi olarak kabulü gerekir. Yani, 382. maddede sayılmamakla beraber çekişmesiz yargının ölçütlerinden birini veya birkaçını taşıyan bir iş de çekişmesiz yargı işi olarak değerlendirilmelidir.
Diğer taraftan aynı yasanın 383/I.maddesinde “Çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesidir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemeye göre ister yasal tanım nedeniyle çekişmesiz yargı işlerinden sayılan işler, isterse HMK.’nun 382. maddesinde ismen belirtilenler olsun, bir uyuşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülebilmesi için yasada aksine bir düzenlemenin bulunmaması gerektiği ortadadır.
TMK 102.madde hükmü “… Vakıf, yerleşim yeri mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil ile tüzel kişilik kazanır”, 104. Madde hükmü “Tesciline karar verilen vakıf, vakfın yerleşim yeri mahkemesi nezdinde tutulan sicile tescil edilir…” şeklindedir.
13586 sayılı, 21/08/1970 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Türk Medeni Kanununa göre Kurulan Vakıflar Hakkındaki Tüzüğün 5.maddesinde ise “Vakfın tescili hususundaki başvurma vakfedenin ikametgahı Asliye Hukuk Mahkemesine yapılır .” hükmüne yer verilmiştir.
Ayrıca, adı geçen tüzüğün 7, 17, 21, 23, 25, 26, 27 ve 31. maddelerinde vakıflarla ilgili işlemlerde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevlendirildiği açıkça anlaşılmaktadır.
Somut olayda, vakıf senedi tescilinin talep edildiği ve yukarıdaki mevzuat hükümlerinin HMK.’nın 383. maddesi anlamında aksi düzenleme niteliğinde olduğunun anlaşılmasına göre, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nın 21. ve 22. maddeleri gereğince Gaziantep 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 02.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.