YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9633
KARAR NO : 2013/13494
KARAR TARİHİ : 07.10.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı …Ş vekili ve davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; davalıların sürücü ve trafik sigortacısı olduğu aracın müvekkilinin park halindeki aracına çarpması sonucunda araçta hasar oluştuğunu ileri sürerek 2.500,00.-TL hasar bedelinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …; kazanın oluşunda kusurunun olmadığını, davanın Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği Güvence Hesabına yöneltilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …Ş. vekili; sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşunda kusurunun bulunmaması nedeniyle sigorta şirketinin de sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 2.160,00.-TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı …Ş vekili ve davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine iişkindir.
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK)geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeler Kanunu’nun (HUMK) 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 01.01.2013 tarihinden itibaren 1.822,00 TL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu karar anılan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden, red edilen miktara göre davacı yönünden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden davacı tarafın temyiz dilekçesinin reddine karar karar vermek gerekmiştir.
2)a-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
b-Davacı vekili dava dilekçesi ile davalılardan tazminat talep etmiş, ancak faiz talebinde bulunmamıştır. Mahkemece taleple bağlı kalınarak faize hükmedilmemesi gerekirken yazılı olduğu üzere faize hükmedilmesi doğru değil, bozma nedeni ise de bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin hükmün kesin olması nedeniyle reddine, 2-a bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2-b bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2 ve 3.satırlarındaki “dava tarihi olan 15.12.2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte” ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkarılarak hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı …’ye geri verilmesine 7.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.