Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/9694 E. 2013/12687 K. 23.09.2013 T.

Yayınlanma Tarihi: 11.02.2024 13:56


YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9694
KARAR NO : 2013/12687
KARAR TARİHİ : 23.09.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Davacı vekili, davalıya kasko poliçesi ile sigortalı olan müvekkiline ait aracın kaza yaparak hasarlandığını, davalı sigortanın, araç sürücüsünün şüpheli olduğu, sürücü değişikliği yapıldığı iddiası ile hasar bedelini ödemediğini, hasar bedelinin tahsili için davalıya yönelik başlattıkları icra takibine davalının itiraz ettiğini, itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, araç sürücüsünün kaza mahallini terk ettiğinin belirlendiğini, hadise şüpheli bulunarak aracı davacının çocuğunun kullandığını, araç şoförünün belirsiz olduğu kanaatine varılarak hasar talebinin reddedildiğini, teminat dışı olan talebin reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen ekspertiz raporuna göre; davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin 18.444,44 TL asıl alacak ve bu miktara icra takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2013/9694
2013/12687
2-Taraflar arasındaki ilişkinin, Türk Ticaret Kanunu'nda (T.T.K.) düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklanmasına ve bu tür sözleşmelerin T.T.K.’nın 3. ve 4. maddeleri hükmü uyarınca, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, mutlak ticari işlerden olduğuna göre, taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi doğru değil, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün, 1086 HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 138/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 1. bendindeki “yasal” ibaresinin hükümden çıkarılmasına, yerine “avans” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 23.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.