Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/13377 E. 2014/15686 K. 13.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13377
KARAR NO : 2014/15686
KARAR TARİHİ : 13.11.2014

MAHKEMESİ : Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 18/09/2012
NUMARASI : 2007/285-2012/390

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalılar U.. B.. ve Y.. T.. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılar M.. S.., S.. D.., C.. D.. ve D.. San. Tic. Ltd. Şti.nin müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını, ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazları diğer davalılara sattıklarını öne sürerek yapılan tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar M.. S.., U.. B.., S.. D.. ve M.. E.. davanın reddini savunmuşlar, diğer davalılar cevap vermemişlerdir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine ve dava konusu 158 parsel 1/54 paylı (24) nolu meskene ilişkin davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 293 ada 5 parsel (10) nolu bağımsız bölümün İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/04/2006 tarih 2005/458 Esas-2006/169 Karar sayılı ilamı gereğince 27/04/2007 tarihinde icra yoluyla A..U..’ya ihale edildiği anlaşılmakla, bu taşınmaza ilişkin tasarrufun iptali davasının REDDİNE, 213 ada 5 parsel (7) nolu bağımsız bölümün bedeller arasında fahiş fark bulunmadığından bu taşınmaza ilişkin tasarrufun iptali davasının reddine, 1347 parsel 1000/12109 hisseli taşınmaza ilişkin davanın kabulü ile davalılar D.. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile Y.. T.. arasında gerçekleşen 10.08.2005 tarihli tasarrufun iptaline, davacıya cebri icra yolu ile alacağını tahsil etmesi için izin ve yetki verilmesine, 177 ada 1 parsel (6) nolu meskenin satışına ilişkin olarak yapılan tasarrufun iptaline, dava konusu bu taşınmazın üçüncü kişiye satılmış olduğu anlaşılmakla, davalılardan U.. B..’nun İİK. 283/2 maddesi uyarınca icra dosyasındaki alacağın miktarı ile sınırlı olmak üzere ve her halükarda dava konusu taşınmazın dava dışı 3.kişiye devir edildiği 19.08.2005 tarihindeki rayiç değeri olan 120.000,00 TL’yi aşmamak ve tahsilde tekerrüre esas olmamak kaydıyla bu davalıdan (U.. B..) tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalılar U.. B.. ve Y.. T.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava konusu 158 sayılı parsel yönünden davacının feragati nedeniyle, 293 ada 5 sayılı parsel üzerindeki 10 nolu bağımsız bölümün borçlunun borcundan dolayı dava açılmadan önce satılmış olması nedeniyle, 213 ada 5 sayılı parsel üzerindeki 7 nolu bağımsız bölüm yönünden ise ivazlar arasında fahiş fark bulunmaması ve kötü niyetin kanıtlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik olmamasına, 177 ada 1 sayılı parsel üzerindeki 6 nolu bağımsız bölüm yönünden ise hüküm fıkrasında tahsilde tekerrür edilmemesi ibaresinin bulunmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekili ile davalı U.. B.. vekilinin temyiz itirazlarının reddine
2-Davalı Y.. T.. vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Bir davada yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz bir biçimde toplanması için tarafların yargılama gününden haberdar edilmesi ile mümkündür. Asıl olan yargılamanın tarafların huzurunda yürütülmesi olmakla birlikte taraflar yargılamaya katılmasalar bile mutlaka duruşma gününden haberdar edilmeleri gerekir. 6100 sayılı HMK.nın 27. (1086 sayılı HUMK.nun 73.) maddesine göre mahkeme tarafları dinlemeden iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. 7201 sayılı tebligat yasasının 10. maddesine göre de tebligat tebliğ yapılacak kişiye bilinen en son adresinde yapılır. Somut davalı Y.. T..’ne dava dilekçesi “İzmir asfaltı üzeri No:211 Merkez-Denizli” adresinde 7201 sayılı tebligat yasasının 35. maddesi uyarınca tebliğ edilmiş, adresin temin edildiği tapu sicil müdürlüğündeki adresin ise “F..Mah. K.. yolu üzeri No: 2… Denizli” olduğu, her iki adresin farklı yerler olduğunun zabıta araştırmasından da anlaşılmış, davalı Yaşar duruşmalara katılmamış, yargılama yokluğunda devam ettirilip sonuçlandırılmış, böylece 6100 sayılı HMK.nın 27. (1086 sayılı HUMK.nun 73.) maddesine aykırı biçimde davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır. Bu nedenle davalı Y.. T..’ne duruşma gününün usulüne uygun biçimde tebliği, savunmasına ilişkin delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken savunma hakkını kısıtlar şekilde eksik araştırma ve inceleme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı U.. B.. vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Y.. T.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile dava konusu 1347 sayılı parsele ilişkin hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre bu parsele ilişkin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ile davalılar U.. B.. ve Y.. T..’ye geri verilmesine 13.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.