Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/13899 E. 2014/16600 K. 20.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13899
KARAR NO : 2014/16600
KARAR TARİHİ : 20.11.2014

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/11/2012
NUMARASI : 2002/1674-2012/507

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalılardan B.. Sigorta A.Ş. (G.. A.Ş.) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların sürücüsü, işleteni, zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın, trafik polisi olarak görevli müvekkiline görevi esnasında çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, 20.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre davanın kısmen kabulü ile 20.000,00 TL maddi tazminatın, davalılar N.. C.., Ö..İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ve B..Sigorta A.Ş.’den (poliçe limitiyle sınırlı) yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 7.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılar N.. C.. ve Ö.. İnş. San. Tic. Ltd. Şti’den müştereken ve müteselsilen tahsiline, İçişleri Bakanlığı aleyhine açılan dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalılardan B.. Sigorta A.Ş. (G.. A.Ş.) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1-A-Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K.nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacı için takdir olunan manevi tazminatın az olduğu görülmüş, olayın oluş şekli ve maluliyet oranına göre hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
B-İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Nakti Tazminat Komisyonu’nun 10.03.2010 tarih, 2010/0002 sayılı kararı ile davacıya 2330 Sayılı Yasa gereğince 13.628,50 TL ödeme yapılmıştır. İçişleri Bakanlığı’nın olaydaki sorumluluğu hizmet kusuruna dayanmaktadır. Bu nedenle, İçişleri Bakanlığının yargılama sırasında davacıya yapmış olduğu ödeme dışında kalan maddi ve manevi tazminat istemlerinin hizmet kusuruna dayalı olması nedeniyle idari yargı yerinde görülmesi gerekirken, mahkemece bu yön üzerinden durulmaksızın İçişleri Bakanlığı aleyhine açılan davanın konusuz kaldığından bahisle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde vermiş olduğu karar isabetli değildir.
2-Davalı B.. Sigorta A.Ş.(G.. A.Ş.) vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede,
a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı B.. Sigorta A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b)Davalı B.. Sigorta A.Ş. poliçe limiti ile sınırlı olarak yargılama sırasında davacıya 18.000,00 TL ödeme yapmıştır. Bu nedenle davalı B.. Sigorta A.Ş. yönünden davanın konusu kalmamıştır. Mahkemece bu hususun gözardı edilmesi yerinde görülmeyip hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı B.. Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı Başak Sigorta A.Ş’ne geri verilmesine 20.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.