YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14169
KARAR NO : 2014/14936
KARAR TARİHİ : 03.11.2014
MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/01/2014
NUMARASI : 2007/222-2014/17
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde (yargılama sırasında vefat eden) davalı A.. A.. mirasçıları Ü.. A.., N.. A.., O.. A.., C.. A.., N.. A.. ve C..A.. vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların mühendis ve müteahhidi olduğu 5 katlı binanın çökmesi sonucunda müvekkili şirkete kasko sigortalı olan park halindeki aracın hasarlandığını ve hasar bedelinin davacı tarafından ödendiğini ileri sürerek, 12.800,00 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilleri, davanın reddi savunmuştur.
Aynı olay nedeniyle davacı tarafından hasara neden olan binanın kat malikleri sıfatıyla davalılar S.. A.. vd. aleyhine Bakırköy 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/324 Esas sayılı dosyası ile açtığı rücuen tazminat davasına ait dosya eldeki dava ile birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; asıl davada; davanın 3.840,00 TL tazminat yönünden (davacının aynı olay nedeniyle dava dışı kurumlar aleyhine İstanbul 9.İdare Mahkemesi’nde açtığı dava yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere) kısmen kabulüne, birleştirilen davada; davalılar hasara neden olan binada malik olmadıklarından haklarındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm (yargılama sırasında vefat eden) davalı A.. A.. mirasçıları Ü.. A.., N.. A.., O.. A.., C.. A.., N.. A.. ve C.. A.. vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK.nun 1301.maddesine (6102 Sayılı TTK’nun 1472/1.md.) göre açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
1-)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı A.. A.. mirasçıları Ü.. A.. ve arkadaşları vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Davalı Ali mirasçıları vekilinin diğer temyiz itirazları ile davacı vekilinin aynı yöne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
BK.’nun 58.nci maddesi (6098 S.TBK md.69) hükmü ile bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazasındaki kusurundan dolayı meydana gelecek zararlardan sorumlu tutulmuş olup, bu maddede düzenlenen sorumluluk türü, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir kusursuz sorumluluk olduğundan meydana gelecek zarardan dolayı malikin sorumlu tutulabilmesi için kötü niyetli veya kusurlu olmasına gerek bulunmamakta, zarar ile bina veya imal olunan şey arasında uygun illiyet bağının bulunması ve kanunda aranılan diğer koşulların gerçekleşmesinin yeterli olduğu kabul edilmektedir. Zarar ihmalden de kaynaklanabilir ve ihmali bulunanlar da sorumlu olur.
Somut olayda; davacıya kasko sigortalı araç park halinde iken yanındaki binanın çökmesi sonucu hasarlandığı (illiyet bağı) tartışmasız olup, uyuşmazlık; binanın çökmesi sonucu doğan zarar nedeniyle kanunda aranılan diğer koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği ve olay tarihi itibariyle davalıların binanın müteahhidi (yapımcısı) veya malikleri sıfatıyla dava (pasif husumet) ehliyetinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu içeriğine göre çökme neticesinde sigortalı araçta hasara neden olan bu binanın imalinin teknik hatalar içerdiği, ilerki aşamalarda zararın meydana gelmesini önleyici özen ve tedbirlerin alınmadığı açık olup, buna göre mahkemece öncelikle binanın tapu kayıtları itibariyle olay tarihindeki kat maliklerinin net bir şekilde tespit edilmesi, ayrıca; sigortalı araçta olay sebebiyle meydana gelen gerçek zarar miktarı yönünden hasar uzmanı bilirkişiden rapor alınması ve yukarıda açıklandığı üzere, zarar sorumlularının zararın meydana gelmesini önleyici gerekli özen ve tedbirleri alıp almadıkları tartışılıp irdelenerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere olayın farklı kurum birimlerinin ve yetkililerinin hatasından kaynaklanmasının binanın yapımcılarının, malik veya maliklerinin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, sadece olayın meydana gelmesinde kusuru bulunanlara rücu hakkının doğacağı, bu durumun ise bu davanın konusu olmayıp bina maliklerinin kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldıran bir durum olmadığı gözetilmeksizin eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-) Davalılar vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; davanın red edilen kısmı için davada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı Ali yararına AAÜT hükümleri uyarınca vekalet ücretine hükmedilmemiş olması da isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı A.. A.. mirasçıları Ü.. A.. ve arkadaşları vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin aynı yöne ilişkin görülen temyiz itirazlarının, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Ali mirasçıları vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı A.. A.. mirasçıları Ü.. A.. ve arkadaşlarına geri verilmesine 3.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.