Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/15519 E. 2014/18629 K. 15.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15519
KARAR NO : 2014/18629
KARAR TARİHİ : 15.12.2014

MAHKEMESİ : İstanbul 37. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 06/03/2014
NUMARASI : 2011/92-2014/32

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili; müvekkilinin işleteni olduğu, davalı nezdinde kasko sigortalı aracın bir başka araçla çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında ağır şekilde hasarlandığını, ihbara rağmen davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.000 TL hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili; kazaya karışan malik ve sürücülerin sık aralıklar ve muhtelif plakalarla kaza yaptıklarının bilindiğini, davacının aynı araçla benzer bir kaza nedeniyle Beyoğlu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/86 E sayılı dosyasında başka bir sigortaya yönelik davasının açılmamış sayılmasına karar verildiğini, davacının değişik sigorta şirketlerinden onlarca hasar talebi olduğunu, hangi hasarların hangi sigortadan kaç kez tahsil edildiğinin anlaşılamaz hale geldiğini, davacının bir hasar çetesi ile birlikte hareket ettiğini öne sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davacının iyi niyetli olmadığı ve hasara kasten neden olunduğu yönündeki davalı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 8.000 TL tazminatın 28.5.2008 tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen A/1 maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3.kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalışması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan TTK.’nun 1282. maddesi uyarınca sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1281.maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5. maddesi ve TTK 1292/3. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçer.
Somut olayda; davacı, 11.5.2008 tarihinde meydana geldiğini iddia ettiği trafik kazası nedeniyle aracının hasar gördüğünü açıklayarak, kasko sigortasından hasar bedelini talep etmiş, davalı sigorta şirketi savunmasında davacı aracının (34… plakalı) birden çok kazaya karışmış olduğunu, hasarın tam tamiri yaptırılmadan, sonradan tekrar kaza olmuş gibi işlem yaptırma yolunu seçtiklerini açıklayarak davanın reddini istemiştir. Bu iddiaya yönelik davacı aracının karıştığı kazalar ve tarihleri bilgi olarak dosyaya sunulmuş, bu kazalara ilişkin hasar dosyaları dosya kapsamına alınmıştır.
12.2.2014 tarihli bilirkişi heyet raporunda; “… Aracın benzer kazalar geçirmiş olduğu dikkate alındığında, diğer kazalardaki hasar durumlarının karşılaştırılması ihtiyacı doğduğu, dosyaya ibraz edilen tüm hasar dosyaları incelendiğinde, birçok hasar detayında benzerlikler olduğu sonucuna varıldığı, aracın daha önce A… ve L.. Sigorta şirketlerinden pert edildiğinin anlaşıldığı, aracın sunulan belgelerden pert edilecek derecede hasarlı olduğu, ancak görünür hasarın önceki hasarlarla bir çok bakımdan örtüşmesi nedeniyle aracı pert raddesine getiren hasarların 11.5.2008 tarihinde meydana geldiği iddia edilen dava konusu kazaya ait olmadığı, son kazanın beyan edildiği gibi meydana geldiği yönünde kanaat oluşturulmasının teknik olarak mümkün olmadığı” ifade edilmiştir.
Dava konusu aracın tescilinin yapıldığı 28.11.2006 tarihinden itibaren; 16.1.2007, 19.2.2007, 8.4.2007, 15.4.2007, 11.11.2007 ve 11.5.2008 tarihlerinde kazalara karıştığı, bu kazalara ilişkin ibraz edilen hasar dosyalarının incelenmesinden; 19.2.2007, 8.4.2007, 15.4.2007, 11.11.2007 ve 11.5.2008 tarihli kazaların oluş biçimlerinin ve araç üzerindeki hasarlı bölgelerin hemen hemen aynı olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, gerek hasar dosyalarının kapsamı, gerekse bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda kazanın belirtilen yerde ve zamanda meydana geldiğinin ispatlanamadığı, davacının rizikonun gerçekleşme şeklini kasten ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak gerçeğe uygun şekilde beyan etmediği anlaşıldığına göre, zarar teminat kapsamı dışındadır. O halde mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı sigorta şirketinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma neden ve şekline göre davalı sigorta şirketinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı A… Sigorta AŞ.’ye geri verilmesine, 15.12.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.