Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/15866 E. 2014/18630 K. 15.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15866
KARAR NO : 2014/18630
KARAR TARİHİ : 15.12.2014

MAHKEMESİ : Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/03/2014
NUMARASI : 2013/479-2014/72

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı İ.. K.. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili asıl ve birleşen davada, müvekkillerinin oğulları ve kardeşleri olan A.. F.. ve U.. K.. kullandıkları bisiklete, davalıların sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu A.. F.. ve U.. K.. vefat ettiğini, müvekkillerinin bu suretle murislerinin desteğinden mahrum kaldıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle müteveffa A.. F.. babası Mevlüt için 1.000 TL maddi, 20.000 TL manevi, annesi Seher için 1.000 TL maddi, 20.000 TL manevi, kardeşleri Emine ve Dilek için 5.000’er TL manevi; müteveffa U.. K.. babası Fikret için 1.000 TL maddi, 20.000 TL manevi, annesi Fadliye için 1.000 TL maddi, 20.000 TL manevi, kardeşleri Tülin ve Pelin için 5.000’er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 12.10.2006 havale tarihli dilekçesiyle dava dilekçesindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil taleplerini ıslah ettiklerini, davalı sigortadan manevi tazminat talepleri olmadığını, ayrıca maddi tazminat talepleri yönünden de davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davadan feragat ettiklerini bildirmiş, 30.11.2010 havale tarihli ıslah dilekçeleri ile de; davacı M.. F.. için maddi tazminat talebini 2.390,66 TL, davacı S.. T.. için 5.710,48 TL’ye yükselttiklerini bildirmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, müvekkilinin davacılar M.. F.. ve S.. T..’a toplam 19.923,66 TL ödeme yapmaya hazır olduğunu, diğer davacıların başvurularında gerekli belgeleri ibraz etmemeleri nedeniyle hesaplama yapılamadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı İ.. K.. vekili, kazanın meydana gelmesinde asıl kusurlu olan tarafın davacıların murisleri olduğunu, ayrıca talep edilen tazminatların fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile, davacılar F.. K..ve F.. A..ay (K..)’ın 2.000 TL’lik maddi tazminat taleplerinin konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, davacılar Fadliye ve Fikret için ayrı ayrı 7.000 TL, kardeşler Tülin ve Pelin için ayrı ayrı 3.000 TL olmak üzere toplam 20.000 TL manevi tazminat, davacı M.. F.. ve S.. T.. (F..) için ayrı ayrı 10.000 TL, kardeşleri Dilek ve Emine için ayrı ayrı 4.000 TL olmak üzere toplam 28.000 TL manevi tazminat, davacı M.. F.. için 2.390,66 TL, davacı S.. T.. (F..) için 5.710,48 TL maddi tazminatın davalı İ.. K..’den olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, davalı A.. Sigorta aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davalarının feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar S.. F.., D.. F.., M.. F.. ve E.. F.. vekili ile davalı İ.. K.. vekili tarafından ayrı ayrı tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma ilamında; “… bir davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceği kuralı karşısında, davacılar vekilinin 12.10.2006 ve 30.11.2010 tarihli ıslah dilekçelerinin değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu hususun kararda hiç tartışılmayarak eksik inceleme sonucu karar verilmiş olması; davalı sigorta şirketi müteveffa U.. K.. mirasçılarına toplam 18.993 TL, A.. F.. mirasçılarına ise toplam 19.922 TL ödeme yapıldığı, davacılar vekili 12.10.2006 havale tarihli dilekçesi ile, davalı sigorta şirketi aleyhine açtıkları maddi tazminat davasından feragat ettiklerini beyan ettiğine göre, mahkemece, kaza tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin ölen kişi başına 57.500 TL limitle, yani eldeki davada toplam 115.000 TL limitle davacılara karşı sorumlu olması ile davalı sigorta şirketince davacılara yapılan toplam ödeme miktarı birlikte değerlendirilerek, davacılar vekilinin davalı sigorta şirketi yönünden yaptığı feragatin, diğer davalıların durumunu ağırlaştırıp ağırlaştırmadığı ve feragatin geçerliliği hususu karar yerinde tartışılarak sonucuna göre davalıların sorumluluğunun belirlenmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı A.. Sigorta AŞ’ye yönelik 6.100 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminat istemlerinin feragat nedeniyle reddine; Fikret ve F.. K.. 2.000 TL’lik maddi tazminat istemlerinin konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına; sigorta tarafından karşılanmayıp noksan kalan M.. F.. için 2.390,66 TL, S.. T.. (F..) için 5.710,48 TL maddi tazminatın kaza tarihinden yasal faiziyle davalı İ.. K..’den tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı İ.. K.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı İ.. K.. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı zorunlu mali sorumluluk sigortası şirketi tarafından yargılama sırasında davacılara iş bu dosyayla ilgili olarak maddi tazminat alacağına binaen toplam 38.915 TL ödenmiş, davacılar vekili 12.10.2006 havale tarihli dilekçesi ile ödeme nedeniyle davalı sigorta şirketi aleyhine açtıkları maddi tazminat davasından feragat ettiklerini bildirmiştir.
2918 sayılı KTK.’nun 91. maddesi ile, işletenlere, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu getirilmiştir. Aynı yasanın 85. maddesi ile aracın işletilmesi sırasında 3. şahısların bedeni ve maddi zarara uğratılmasından işleten doğrudan sorumlu tutulmuş, 97. madde gereğince de, zarar görenin, zarara neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasından doğrudan talep ve dava hakkı bulunduğu belirtilmiştir. Ancak, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının zarardan sorumluluğu 93. madde gereğince belirlenen ve poliçede belirtilen teminat miktarı ile sınırlıdır.
Zarara sebebiyet veren sürücü, işleten, malik ve trafik sigortacısı, 818 sayılı BK.’nun 50 ve 51. maddeleri (6098 sayılı TBK. madde 42 ve 43) gereğince maddi zarardan müteselsilen sorumludur.
Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, 818 sayılı BK.’nun 141 ve 142. maddelerine (6098 sayılı TBK. madde 120 ve 121) göre, borcun tamamından sorumludur. Nitekim, 2918 sayılı KTK.nun 88/1 maddesinde müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. 818 sayılı BK.’nun 145. maddesine (6098 sayılı TBK. madde 166) göre, davalı sigorta şirketinin limiti kadar, diğer borçlu işletenin de borçtan kurtulduğunun kabulü gerekir.
Diğer taraftan davadan feragat, öncelikle bir usul işlemidir. Dava konusu olayda, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan davacı tarafın davalılardan birisi hakkındaki feragati usul hukuku bakımından diğer davalı aleyhine bir sonuç doğurmaz ise de, davadan feragat aynı zamanda bir maddi hukuk işlemi olduğundan, davalı sigorta şirketi hakkındaki feragatin, rücu hakkı bulunan diğer davalıyı etkileyip etkilemediğinin üzerinde durulması gerekir.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; dava açıldıktan sonra davalı sigorta şirketi davacılara 38.915 TL ödeme yapmış, davacılar da bu ödemeye istinaden sigortanın limitinin kişi başına 57.500 TL, eldeki davada toplam 115.000 TL olduğunu bildikleri halde davalarından feragat etmişlerdir. Bu durumda davacı taraf davalı sigorta şirketini kalan teminat limitinden zımnen feragat etmiştir. Böylelikle davacı taraf davalı sigorta şirketinin durumunu iyileştirirken diğer müteselsil borçlu olan davalı İ.. K..’nin iç ve dış ilişkideki durumunu ağırlaştırmıştır. O halde; mahkemece, BK.nun 145/1 ve 147/2 maddeleri uyarınca davacılar feragat etmekle davalı sigorta şirketinin tüm borçtan kurtulduğu anlaşıldığından bu ibranameden ve feragatten diğer müteselsil borçlu davalının da yararlanması gerektiği hususu hüküm yerinde tartışılmadan karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı İ.. K.. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı İ.. K.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı İ.. K..’ye geri verilmesine, 15.12.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.