YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16498
KARAR NO : 2014/17787
KARAR TARİHİ : 04.12.2014
MAHKEMESİ : Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 25/02/2014
NUMARASI : 2012/515-2014/137
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili, davalı A… Su Spor. Raf. Tur. Kuy.İnş.Tic. Ltd. Şti. vekili ve N.. Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu araçta yolcu olan müvekkillerinin meydana gelen tek taraflı kaza sonucu yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkillerinin geçici ve sürekli çalışma gücü kaybı nedeniyle toplam 12.005,21.-TL maddi tazminatın tüm davalılardan dava tarihinden, ayrıca Sally için 10.000,00.-TL, Kevin ve Rhiannon için ayrı ayrı 5.000,00.-TL olmak üzere toplam 20.000,00.-TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan olay tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı N.. Sigorta A.Ş. vekili, tazminatın öncelikle zorunlu karayolu taşımacılık zorunlu mali sorumluluk sigortasından talep edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı A.. Su Spor. Raf. Tur. Kuy.İnş.Tic. Ltd. Şti. vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı B.. Ç..’e usulüne uygun davetiye tebliğine karşın duruşmalara katılmamış ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabul kısmen reddiyle geçici çalışma gücü kaybı nedeniyle Sally için 9.215,26.-TL, Kevin için 2.529,81.-TL olmak üzere toplam 11.745,07.-TL maddi tazminatın tüm davalılardan, ayrıca Sally için 5.000,00.-TL, Rhiannon için 1.500,00.-TL ve Kevin için 1.000,00.-TL olmak üzere toplam 7.500,00.-TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, hüküm davacılar vekili, davalı A.. Su Spor. Raf. Tur. Kuy.İnş.Tic. Ltd. Şti. vekili ve N.. Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı A.. Su Spor. Raf. Tur. Kuy.İnş.Tic. Ltd. Şti. vekilinin yerinde görülmeyen tüm, davacılar vekilinin ve davalı N.. Sigorta A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin temyiz itirazı yönünden;
Dava Borçlar Kanunu’nun 46. maddesi (6098 sayılı TBK md. 54) gereğince maddi tazminat ve 47. maddesi gereğince manevi tazminat (TBK m. 56) istemine ilişkindir.
BK’nın 47. maddesi hükmüne göre (6098 sayılı TBK m. 56), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve
şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Dosya kapsamından, davacı S.. G..’in kaza nedeniyle vücudunda kırık oluştuğu ve uzun süre tedavi gördüğü anlaşılmaktadır. Manevi tazminatın değerlendirilmesinde tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davalıların sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de gözönünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir. Bu bakımdan somut olayda olayın meydana geliş şekli ve kusur oranları dikkate alındığında davacı S.. G.. için hak ve nesafet kuralları çerçevesinde daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, somut olay ile bağdaşmayan miktarlarda manevi tazminata hükmedilmesi uygun görülmemiştir.
3-Davalı N.. Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazları yönünden;
a-Davacıların yaralanmasına neden olan yolcu oldukları otobüsün zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalı N..Sigorta A.Ş. savunmasında sigortalı aracın aynı zamanda Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortasının da bulunduğunu ileri sürmüş ve bu yönde araştırma yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu’nun 17. maddesi ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk sigortası genel şartları A.1. maddesi gereğince, bu sigorta türü ile sigortacı, poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının 10.07.2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Yasasından doğan sorumluluğunu poliçede yazılı limitlere kadar sigorta örtüsüne almaktadır. 18. maddesi uyarınca da taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Yasa’nın 17. maddesinde düzenlenen sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar. Anılan Yasanın 19/son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.8. maddeleri hükümlerine göre meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşı-
lanır. Ancak, bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için; sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu yolcuların uğradığı bedeni zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Başka bir anlatımla,yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise, bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu doğmayacaktır. Ancak, limit aşımında sırasıyla zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarının sorumluluğu söz konusu olacaktır.
Yukarıda yapılan açıklama gözönüne alınarak davalı sigorta şirketinin savunmasında ileri sürdüğü, davacıların yaralanmasına neden olan otobüsün Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası bulunup bulunmadığı hususunun araştıralarak belirlenecek sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırmaya dayalı yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
b-Kabule göre de, davalı sigorta şirketi kazaya neden olan aracın trafik sigortacısıdır. 2918 sayılı 2918 sayılı KTK’nın 98/1, 99/1 maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2 maddesi uyarınca rizikonun belge ve bilgileri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 işgünü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Bu sebeple usulüne uygun bir başvuru yapılıp yasada belirlenen süre dolmadan trafik sigortacısı bakımından alacağın muaceliyetinden ve dolayısıyla temerrüdünden söz edilemez. Bu durumda mahkemece davacı tarafın davalı sigorta şirketine davadan önce ihbarda bulunup bulunmadığının tesbiti ile davadan önce ihbar var ise anılan maddeye göre davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin belirlenmesi, ihbar bulunmadığı takdirde davalı sigorta şirketinin bu dava ile temerrüde düştüğünün kabulü ile dava tarihinden itibaren temerrüt faizine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde eksik incelemeye davalı olarak olay tarihinden itibaren faizle sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı A.. Su Spor. Raf. Tur. Kuy. İnş. Tic. Ltd. Şti. vekilinin tüm, davacılar vekilinin ve davalı N. Sigorta A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı N.. Sigorta A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalı N.. A..’ye geri verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 985,97 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı A.. Su Spor. Raf. Tur. Kuy. İnş. Tic. Ltd. Şti’den alınmasına 04.12.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.