YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17524
KARAR NO : 2017/3350
KARAR TARİHİ : 28.03.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin arkadaşına ait aracın çalışmaması nedeniyle aracı iterken farları yanmayan ve plakası tespit edilemeyen bir aracın müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin ağır yaralandığını, aracın olay yerinden kaçtığını, müvekkilinin kazada kusuru bulunmadığını, %49 oranında sürekli işgöremez kaldığını, …..’ta yaklaşık 2.000 TL maaşla şoför olarak çalıştığını, müvekkilinin 19/07/2011 tarihinde davalıya başvuruda bulunduğunu, davalı tarafça 24/02/2012 tarihinde 56.227 TL ödeme yapıldığını ancak ödemenin yetersiz olduğunu beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi tazminatın 19/07/2011 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, bedel artırım dilekçesiyle talebini 93.773 TL’ye yükselterek kısmi ödemenin yapıldığı 24/02/2012 tarihinden itibaren yasal faiz talep etmiştir.
Davalı vekili, mahkemenin yetkili olmadığını, müvekkilinin 24/02/2012 tarihinde 56.227 TL ödeme yapıp ibraname aldığını, sorumlu olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne, 93.773,00-TL alacağın 24/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın (aşağıda 2 ve 3 nolu bentlerde belirtilen hususlar dışında) hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı tarafça dosyaya sunulan … Hastanesi’nin 13.07.2011 tarihli özürlü sağlık kurulu raporuna göre davacı %49 oranında sürekli malul, davalı …’nın hasar dosyasında yer alan 07.12.2011 tarihli rapora göre %45 sürekli malul bulunmuştur. Mahkemece hükme esas alınan … Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nın 16.08.2013 tarihli raporunda Sakatlık Hizmetinden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecelerinin Tespit Şekli Hakkındaki Yönetmelik’e göre davacıda meydana gelen arızaların (nazal fraktür harici, tedavi süreci devam ettiğinden) maluliyet oranı müştereken %54 olarak tespit edilmiş, davacı tarafça nazal fraktür zararının istenmediği belirtilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan rapor hüküm vermeye elverişli değildir. O halde mahkemece davacının muayene için sevki sağlanarak, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşleri Yönetmeliği’ne uygun şekilde maluliyet oranının kesin ve net bir şekilde tespiti için Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Kabule göre de, mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda, her ne kadar davalı … tarafından dava tarihinden önce davacıya yapılan ödemenin güncelleme yapılarak tenzil edildiği belirtilmiş ise de, ödeme güncelleme yapılmadan poliçe limitinden doğrudan mahsup edilmiştir. Oysa, davalı … tarafından yapılan ödemeyi işgöremezlik tazminatı hesabı yapılmadan önce alan davacı, hesap tarihine kadar geçen süre nedeni ile aldığı paranın yasal faizi kadar kazanım elde etmiştir. Zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davacıya yapılan ödemenin, ödeme günü ile işgöremezlik tazminatının hesaplandığı güne kadar geçen süredeki işlemiş yasal faizinin de ödeme tutarı ile birlikte hesaplanan işgöremezlik tazminatından indirilmesi gerekir.
O halde, mahkemece yukarıdaki bentte belirtilen maluliyet raporu aldırıldıktan sonra sonucuna göre bilirkişi raporunda hesaplanacak tazminat tutarından davalı …’nın ödemesinin güncellenerek mahsubu için bilirkişiden ek rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru olmayıp hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 28/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.