Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/17907 E. 2014/15026 K. 04.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17907
KARAR NO : 2014/15026
KARAR TARİHİ : 04.11.2014

MAHKEMESİ : Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 26/03/2014
NUMARASI : 2012/525-2014/101

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı M.. C.. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın davacıya ait araca çarpması nedeniyle aracın hasar gördüğünü, davacının davalının aracında meydana gelen hasar bedelini de ödediğini ancak kazaya davalının asli kusuru ile neden olduğunu belirterek davacının aracında meydana gelen 5.004,47 TL. hasar bedeli ile davalının aracında meydana gelen ve davacı tarafından ödenen 3.200,80 TL. hasar bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar kusur oranı ve tazminat miktarını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile 6.089,90 TL. hasar bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı M.. C.. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir
Dava konusu trafik kazasından sonra maddi hasarlı kaza tespit tutanağı düzenlenmiştir. Mahkemece mahallinde keşif yapılarak alınan bilirkişi raporunda davacı sürücünün kavşaklarda geçiş önceliğine uymaması nedeniyle %65 oranında, davalının ise kavşağa yaklaşırken hızını azaltmaması nedeniyle %35 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş, tarafların itirazı üzerine Adli Tıp Kurumu’ndan alınan raporda davalının seyir yönüne “dur işaret levhası bulunduğu” gerekçesi ile davalının “dur işaret levhasına” uymaması nedeniyle %75 oranında, davacının ise kavşağa yaklaşırken hızını azaltmaması nedeniyle %25 oranında kusurlu bulunduğu belirlenmiş ise de her iki raporda da davalının seyrettiği
yönde dur işaret levhası bulunduğu belirlenmiş olmasına rağmen kusur oranları farklı olduğundan raporlar arasında çelişki meydana gelmiştir. Mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla İstanbul Teknik Üniversitesi ya da Karayolları Genel Müdürlüğü’nden seçilecek uzman kişilerden oluşacak bilirkişi heyetinden, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıya ait araçta meydana gelen 5.004,47 TL. hasar bedelinin ve davalı aracında meydana gelen davacı tarafından ödenen 3.200,80 TL. hasar bedelinin tahsilini talep etmiştir.Hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedelinin 8.119,86 TL. olduğu, davalının kusur oranına göre davalının 6.089,90 TL. hasar bedelinden sorumlu olduğu belirtilmiş, mahkemece bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de davacının kendi aracında meydana gelen hasar bedeli için talep ettiği miktar 5.004,47 TL. olduğu halde HMK. 26. maddesine aykırı şekilde davacının kendi aracında meydana gelen hasar bedeli yönünden talebi aşılarak hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı M.. C.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı M.. C..’e geri verilmesine 04.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.