YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18361
KARAR NO : 2014/15493
KARAR TARİHİ : 07.11.2014
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 12/04/2011
NUMARASI : 2009/366-2011/63
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı M.. E.. vekili ile davalı M.. G.. tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalıların maliki, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucu aracın hasarlandığını belirterek, sigortalıya ödenen 42.000.00 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, dava tarihinden önce poliçe limitinin tamamını ödediklerinden sorumluluklarının kalmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre, davanın kısmen kabulü ile, 35.000,00 TL’nin asıl davada davalı M.. E.. ve birleşen dosyada davalı M.. G..’ten tahsiline, asıl davada davalı E.. İsviçre Sigorta A.Ş. hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, asıl davada davalı Halil Kara mirasçıları hakkındaki dava takipsiz bırakıldığından açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı M.. E.. vekili ile davalı M.. G.. tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 11.08.2014 tarihli ek karar ile birleştirilen dosya davalısı M.. G..’in temyiz harç ve giderlerini yatırması için gönderilen muhtıranın tebliğ edilmesine rağmen kesin süre içerisinde temyiz harcı ve dosyanın Yargıtay’a gönderilmesi için gerekli posta masrafı yatırılmadığından HMK.nın 344 maddesi gereğince temyiz talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. Davalı M.. G..’in süresinde verdiği temyiz dilekçesi ekinde temyiz harcını yatırmış olduğu görülmekle mahkemece temyiz harç ve giderlerin yatırılması için gönderilen muhtıra yerinde olmayıp bu nedenle harç ikmali yapılmaması sebebi ile temyiz isteminin reddine dair ek karar kaldırılarak davalının temyiz incelemesine geçildi;
1-Davalı M.. G.. aleyhine 34 M.. plakalı araç işleteni sıfatıyla 04.04.2008 tarihinde açılan davada;
Dava dilekçesinde bildirilen adrese çıkartılan tebligat tanınmadığından bahisla bila tebliğ iade edilmiş,
Yapılan zabıta araştırmasında davalının dava dilekçesinde belirtilen “B..K.. mevkii A..M.. yanı, K.. /Bodrum” adresinde tanınmadığı, muhtarlık kayıtlarında yer almadığı bildirilmiş, mahkemece davalının yeni adresi usulünce araştırılıp tespit edilmeden dava dilekçesi davalıya ilanen tebliğ edilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Davalı ilanen tebligata rağmen hiçbir oturuma katılmamış, yargılama yokluğunda sürdürülmüş ve davalının yokluğunda sonuçlandırılmıştır.
Kararın, davalının mernis adresine “E.. A.. Mah. Y.. S..Cad. No:..İç Kapı No:..Osmangazi/ Bursa” tebliği üzerine davalı yasal sürede temyiz isteminde bulunarak “yargılama aşamasında kendisine tebligat yapılmadığını, savunma hakkının kısıtlandığını” bildirerek yerel mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
Davalının önceki “B.. K.. mevkii A.. M.. yanı, K../Bodrum” adresine çıkarılan tebligatın tanınmadığından bahisle iade edilmesi üzerine davalının geçerli adresi usulünce araştırılıp tespit edilmeden davalıya ilanen tebligat yapılması usulsüz tebligat niteliğinde olup 7201 sayılı Tebligat Yasasının 10 ve 28/1. maddesi hükümlerine aykırıdır.
Dava dilekçesinin usulsüz tebliğ edilmesi nedeni ile davalının savunma (hukuki dinlenilme) hakkı kısıtlanmıştır.
Mahkemece dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK 73.(6100 sayılı HMK 27), TC Anayasasının 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesi hükümlerine aykırı davranılmış olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
2-Dava, TTK.’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Davalı M.. E.. aleyhindeki dava, aracın malik/işleteni sıfatıyla açılmıştır.
2918 Sayılı KTK.’nun 20/d maddesi hükmü uyarınca, noterlerce gerçekleştirilen devir işlemleri araç mülkiyetinin devri için yeterli olup işlemin tamamlanması için trafik tesciline alıcı adına tescil işlemi yapılması mutlak koşul değildir. Tescil işlemi idari bir tasarruf olup yaptırılmaması ayrı bir yaptırıma tabidir ve mülkiyetin devri için kurucu nitelik taşımaz. Bunun sonucu olarak da trafik kayıtları mülkiyeti gösteren sicillerden olmakla birlikte bu karine kesin değildir. Ayrıca, noter satışıyla devralan, adına tescil işlemi yaptırmamış olsa dahi aracın maliki sayılır.
Somut olayda, kazaya karışan ve davalı M.. E.. adına kayıtlı 34 M… plakalı araç, Bodrum 4.Noterliği’nin 17.04.2006 tarih ve 7176 yevmiye numaralı satış senedi ile diğer davalı M.. G..’e satılmış, kaza ise 19.04.2006 tarihinde meydana gelmiştir.
Bu durumda mahkemece, anılan noter satış sözleşmesinin onaylı sureti ilgili noterlikten getirtilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir.
3-Bozma neden ve şekline göre davalı M.. G..’in sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı M.. G..’in (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı M.. E.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı M.. G..’in sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar Mine ve Mustafa’ya geri verilmesine 7.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.