YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18369
KARAR NO : 2017/2568
KARAR TARİHİ : 09.03.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı …. vekili ve davalı … AŞ vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; 06/04/2009 günü… plakalı vasıtanın çarpması sonucu malul kalan davacı için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak gelir kaybı için 500,00-TL, maluliyet zararı için 500,00-TL ve 50.000TL manevi tazminat istemlerinin hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili; maddi tazminat talebini 153.549,52TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı …. vekili ve davalı … vekili; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile 154.549,92-TL zararın sigorta yönünden dava tarihinden itibaren poliçe kapsamında olmak üzere, diğer davalılardan 06/04/2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 30.000,00-TL manevi tazminatın da sigorta dışındaki davalılardan 06/04/2009 tarihinden itibaren sigorta dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı… vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı… vekilinin ve davalı … vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava; trafik kazası nedeniyle uğranılan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
“Bedensel Zarar” başlığı altında düzenlenen TBK’nın 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmektedir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir.
Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, “haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan” Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda davacının yaralanmasına neden olan kazaya bağlı maluliyetine ilişkin olarak dosyada …. … Eğitim Araştırma Hastanesi sağlık kurulu raporu bulunmakta ise de; davacının yaralanmasına bağlı tedavi evrakları da dikkate alınmak suretiyle yukarıda açıklandığı üzere kaza tarihinde yürürlükte bulunan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerine göre maluliyet oranı belirlendikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı hüküm verilmesi doğru görülmemiştir.
3-6098 sayılı TBK’nın 52.maddesine göre; “Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.”
Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (EREN, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (KILIÇOĞLU, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418)
Somut olayda; davacının bisiklet sürücüsü olmasına göre koruyucu kask ve ekipman kullanmaması yaralanmasında etken olup olmadığı belirlenerek, mahkemece müterafik kusuru tartışılarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması da bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı…. vekili ile davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle … vekili ile davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … AŞ ve davalı …’a geri verilmesine 09.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.