Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/18401 E. 2017/2564 K. 09.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18401
KARAR NO : 2017/2564
KARAR TARİHİ : 09.03.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili; 12/10/2012 tarihinde meydana gelen trafik kazası müvekkillerinin murisi olan …’ın kullandığı…. plakalı araç ile … kullanımındaki … – …. plakalı pancar yüklü tırın çarpması sonucu muris …’ın vefat ettiğini, davalılardan Euro (….) Sigorta A.Ş’nin murisin kullandığı aracın, … Sigorta A.Ş’nin ise kazaya karışan Tır’ın …. sigortasını yapan şirketler olduğunu belirterek davacılardan …, …. ve … için ayrı ayrı 5.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının olay tarihi olan 27/10/2012 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan sigorta limitleri ile sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacılar vekili; taleplerini … için 120,144,32 TL, Davacı …. için 11.302,36 TL, davacı … için 17.770,56 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalılar vekilleri; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davalı …Ş’ye yönelik davanın reddine, davalı …’ye yönelik davanın kabulü ile Davacı … için 120,144,32 TL, Davacı …. için 11.302,36 TL, davacı … için 17.770,56 TL olmak üzere toplam 149.187,24 TL tazminatın poliçe limiti ile sınırlı olması kaydıyla 26/03/2013 gününden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte bu davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı … (…) Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün, davalı … Sigorta A.Ş vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacıların murisinin ölümü nedeni ile 6098 sayılı TBK m. 53 gereğince destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Bir insanın ölümü hukukî anlamda bir zarar olmamakla beraber, bu yüzden yine de bazı zararlar meydana gelmiş olabilir. İşte 6098 sayılı TBK m. 53 öngörmüş olduğu hal, ölüm sonucu vukua gelen bir kısım zararların tazminini hükme bağlamaktadır. Bu hükme göre, ölenin yardımından faydalananlar, bu yüzden yoksun kaldıkları faydayı, tazminat olarak, sorumludan isteyebilirler. Buna “destekten yoksun (muinden mahrum) kalma tazminatı” denir. Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK’nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Davalı destekten yoksun kalmadan ileri gelen somut zararı gidermek zorundadır. Bu nedenle tazminat hesabından önce zarar tutarını belirlemek gerekir. Bunan yanında amaç zarar görenin malvarlığındaki eksilmeyi giderme olduğuna göre, ölüm nedeniyle desteğini yitirenin elde ettiği çıkarlar varsa, bunların da zarar tutarından indirilmesi gerekir. Aksi halde zarar görenin malvarlığında olaydan önceki duruma göre bir artış meydana gelmiş olur. Buradaki amaç zarar görenin malvarlığını zenginleştirmek değil, desteğini yitiren kişiye ölümden önceki yaşam düzeyini sürdürebilme olanağı tanımaktır.
Destekten yoksun kalma tazminatında, gerçek zararın hesaplanması için destek paylarının doğru ve net bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre; desteğin geride, eş ve 2 çocuğu ile birlikte anne ve babasının kaldığı durumlarda, desteğe %25, eşe %25, çocuklara %12,5’er, anne ve babaya %12,5’er pay ayrılması gerekmektedir. Nüfus kayıt tablosundan yapılan sorgulamada desteğin anne ve babasının
sağ olduğu anlaşılmıştır. Buna göre; bu davada desteğin gelirinin %100’ünün eş ve çocuklara dağıtılarak anne ve babaya hiç pay ayrılmadan dağıtılmış olması bozmayı gerektirmiştir.
3-Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre; çocuklar için destekten yoksun kalacakları sürenin belirlenmesinde yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşullar değerlendirilerek ayrı ayrı değerlendirilmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, öğrenimlerinin sona erdiği tarih, yapmamakta ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılması gerekmektedir.
Buna göre; davacı …. için 18 yaşının sonuna kadar destekten yoksun kalma hesabının yapılması gerekirken, 20 yaşına kadar hesaplama yapılması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm, davalı … (…) Sigorta A.Ş vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı … (…) Sigorta A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 6,20 TL kalan harcın temyiz eden davacılardan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … (…) Sigorta A.Ş’ne geri verilmesine 09/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.