Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/18793 E. 2014/15088 K. 04.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18793
KARAR NO : 2014/15088
KARAR TARİHİ : 04.11.2014

MAHKEMESİ : Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/05/2014
NUMARASI : 2013/248-2014/229

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı N.. P.. tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili; müvekkiline kasko sigortalı aracın davalının işleteni olduğu aracın çarpması sonucu hasarlandığını, 73.950 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, 22.500 TL’sinin davalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsil edildiğini belirterek, bakiye 51.450 TL’nin 3.10.2012 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı N.. P.., tazminat talebinin fahiş olduğunu öne sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporu benimsenerek davanın kısmen kabulüne, 46.503,10 TL tazminatın 3.10.2012 ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı N.. P..’in yerinde görülmeyen aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 1472. maddesi (6762 sayılı TTK. madde 1301) uyarınca kasko sigortasına dayanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
1.4.2014 tarihli bilirkişi raporunda aracın hasar tutarı 46.503,10 TL olarak belirlenmiş, mahkemece bu miktara hükmedilmiştir.
Halefiyete dayalı olan rücu davası, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Dolayısıyla, tazminat davasının ilkeleri dikkate alınmalıdır. Sigortacı, selefine ödediği miktarı değil ancak gerçek zararı zarar sorumlusundan isteyebilecektir.
Somut olayda; gerçek zarar miktarı, davacı tarafından iddia edilen 73.950 TL değil, bilirkişi raporu ile tespit edilen 46.503,10 TL’dir.
O halde, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı tarafından dava açılmadan önce yapılan 22.500 TL tutarındaki ödemenin, gerçek zarar miktarı olan 46.503,10 TL’den mahsup edilerek bakiyesine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde davalı aleyhine sonuç doğuracak şekilde fazlaya hükmolunması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı N.. P..’in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 4.11.2014 günü oybirliğiyle karar verildi.