Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/18939 E. 2017/2541 K. 09.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18939
KARAR NO : 2017/2541
KARAR TARİHİ : 09.03.2017

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacılar vekili, davalı sürücü….’ın diğer davalıya trafik sigortalı araç ile yaya halde bulunan müvekkili …’ya çarparak ağır yaralanmasına sebep olduğunu belirterek davacı ….’nın ağır işgücü kaybı nedeniyle uğradığı zararlara ve hastane ve okula götürülme esnasında yapılan ulaşım, tedavi, yeme ve bakım masraflarına karşılık 5.000,00 TL maddi tazminatın, davacıların çocukları …. için 30.000,00 TL, davacı baba … için 10.000,00 TL ve davacı anne… için 15.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini istemiş, ıslah dilekçesi ile davalı … tarafından yapılan ödeme düşüldükten sonra müvekkillerin müşterek çocukları…’nın ağır işgücü kaybı vs nedenlerle uğradığı zararlara karşılık 129.032,87 TL maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı … bakımından, poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınmasını istemiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulüne, 129.032,87 TL’nin kaza tarihi olan 30/07/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine, küçük … için 10.000,00 TL kaza tarihi olan 30/07/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’dan alınarak velayeten davacıya
verilmesine, vefat eden davacı … için 8.000,00 TL’nin kaza tarihi olan 30/07/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’dan alınarak … 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 15/10/2012 tarih 2012/931 esas, 2012/1196 karar sayılı veraset ilamındaki hisseler oranında davacılara verilmesine, davacı … için 8.000,00 TL’nin kaza tarihi olan 30/07/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’dan alınarak davacı …’ye verilmesine, sigorta şirketi aleyhine açılan maddi tazminat davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-)Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
a)Davacılar vekili dava açarken davalı … şirketinden 50.000 TL ödeme aldığını belirterek poliçe limiti dahilinde ödeme talep etmiş, ıslah dilekçesi ile davalı … tarafından yapılan ödeme düşüldükten sonra müvekkillerin müşterek çocukları…’nın ağır işgücü kaybı vs nedenlerle uğradığı zararlara karşılık 129.032,87 TL maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı … bakımından, poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınmasını istemiştir. Poliçe limitinin 60.000 TL olduğu poliçeden anlaşılmaktadır. Dolayısı ile davacılar vekili 10.000 TL istemiş bulunmaktadır davalı … şirketinden. O halde; davalı … şirketi lehine takdir edilecek vekalet ücretinin, reddedilen 10.000 TL üzerinden belirlenmesi gerekir iken, toplam naddi tazminat talebi üzerinden takdir edilmesi doğru değildir. .
b)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesinin 4. fıkrasına göre; ” Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir.” Mahkemece, buna kurala riayet edilmeksizin vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değildir.
c)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesinin 2. fıkrasına göre; “Manevi tazminat davalarında, davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü
kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.” Mahkeme bu kurala da riayet etmeksizin davacılar lehine kabul edilen manevi tazminat için 3.120 TL hükmederken reddedilen manevi tazminat için davalı … lehine 3.480 TL hükmetmesi doğru değildir.
Yukarıda belirtilen hususlar doğru olmayıp bozma sebebi ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 8 ve 9 nolu bentlerinin tümden hükümden çıkarılmasına, yerlerine 8 nolu bent olarak “8-Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada kabul edilen manevi tazminat miktar dikkate alınarak hesap edilen 3.120 TL vekalet ücretinin ve davada kabul edilen maddi tazminat miktarı dikkate alınarak hesap edilen 12.722,66 TL vekalet ücretinin davalı …’dan alınarak davacı tarafa verilmesine, “9 nolu bent olarak “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davada red edilen manevi tazminat miktarı dikkate alınarak hesap edilen 3.480,00 TL’nin davacı lehine hükmedilen 3.120,00 TL’yi geçemeyeceğinden 3.120,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı …’ya verilmesine ve davada reddedilen maddi tazminat miktarı dikkate alınarak hesap edilen 1.500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı … şirketine verilmesine” bentlerinin eklenmesine ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 10.060,74 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 9.3.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.