Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/19229 E. 2014/16103 K. 17.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19229
KARAR NO : 2014/16103
KARAR TARİHİ : 17.11.2014

MAHKEMESİ :İstanbul(Kapatılan) 33. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ :19/06/2014
NUMARASI :2014/195-2014/168

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin yaya olarak yürüdüğü sırada nasıl geldiğini fark etmediği bir aracın çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası üzerine ayağına platin takılmak zorunda kalındığını belirterek müvekkilinin uğramış olduğu bedensel zarar için sonradan arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL’nin fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek faiz ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre taraflar arasındaki ilişkinin tüketici sigorta ilişkisinden kaynaklanması nedeniyle davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiği bildirilerek mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle uğranılan bedensel zararın tazmini istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde, plakası belirlenemeyen bir aracın yaya olan davacıya çarparak yaralanmasına neden olması üzerine anılan aracın belirlenememesi nedeniyle trafik sigortası yerine G.. H..’ndan maddi tazminat isteminde bulunulmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanmaktadır. Dava, davacı ile arasında sözleşme ilişkisi bulunmayan zorunlu mali mesuliyet sigortası şirketi yerine geçen G.. H..’na yöneltilmiştir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1483/I.maddesinde sigortacıların diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak üzere faaliyet gösterdikleri dalların kapsamında bulunan zorunlu sigortaları yapmaktan kaçınamayacakları belirtilmiş, aynı yasanın 4/I-a maddesinde de, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir. Yine 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3. maddesinin k bendinde tüketici ; Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi, l bendinde de tüketici işlemi ; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan,eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem olarak tanımlanmış, anılan kanunun 73. maddesinde de tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda, davacı ile davacıya çarpan aracın trafik sigortası şirketi yerine geçen davalı G.. H.. arasında sigorta sözleşmesi ilişkisi bulunmamakta olup, taraflar arasında 6502 sayılı Kanun kapsamında bir ilişki söz konusu değildir. Bu nedenlerle; davanın, kazaya neden olan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası yerine geçmek üzere 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun “G.. H..” başlıklı 14. maddesinde belirtilen şartlara göre G.. H..’na karşı açıldığı, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin 6102 sayılı TTK.’nunda düzenlendiği, davanın ticari dava niteliğinde olduğu ve görevli mahkemenin Ticaret Mahkemesi olduğu gözetilmeden yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 17.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.