Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/19323 E. 2014/17884 K. 08.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19323
KARAR NO : 2014/17884
KARAR TARİHİ : 08.12.2014

MAHKEMESİ : Ordu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/06/2014
NUMARASI : 2014/39-2014/426

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili, davalıların trafik sigortacısı, işleteni ve sürücüsü olduğu aracın 17/05/2008 tarihinde müvekkili Ali’nin maliki ve sürücüsü olduğu araca çarparak maddi hasara ve müvekkilleri Ali ile oğlu M. E. yaralanmasına neden olduğunu, kazada müvekkilinin kusuru olmadığını, davalı sigorta şirketinin 5.625,00 TL hasar bedeli ödediğini, ancak değer kaybı, otopark ve çekici ücreti ile araç mahrumiyeti zararı bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 5.375,00 TL maddi tazminatın davalılardan, müvekkilleri için ayrı ayrı 5.000,00 TL olmak üzere toplam 15.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı P.. K.., davanın reddini savunmuştur.
Davalı Ba.. G.. Sigorta A.Ş. vekili, trafik sigorta poliçesinde maddi zararlarda araç başına azami teminatın 8.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacılara ödeme yapıldığını savunmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, kazada davacı sürücü Ali’nin 5/8 oranında, davalı sürücü Pirali’nin 3/8 oranında kusurlu olduğu, kusur oranına karşılık gelen talep edilecek tazminat miktarının 3.656,25 TL olduğu, davalının davadan önce yaptığı 5.625,00 TL ödemenin zararı karşıladığı, davacının davalıdan daha fazla oranda kusurlu olması nedeniyle manevi tazminat talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.’nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacı Ali’nin kaza nedeniyle sternal nondplase fraktürü şeklinde yaralandığı, davacı küçük Muhammed’in de sağ fibula kemiğinin kırıldığı dosya içerisinde bulunan Ordu Devlet Hastanesi raporlarında sabittir. Davacı küçük Muhammed’in yaralanması nedeniyle annesinin acı ve elem duyacağı da açıktır. Buna rağmen mahkemece kazada davacı sürücünün davalıdan daha kusurlu olduğu gerekçesiyle manevi tazminatın reddi doğru bulunmamış, davacılar için hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 08.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.