Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/19837 E. 2014/17922 K. 08.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19837
KARAR NO : 2014/17922
KARAR TARİHİ : 08.12.2014

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit istemine ilişkin davada … 37. Asliye Ticaret Mahkemesi ve … 7. Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Dava,taraflar arasında düzenlenen tamirat,tadilat ve yapım işleri konulu sözleşmeden doğan yükümlülüklerin davalı tarafca süresinde yerine getitilmediği iddiasıyla davalıya verilen senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemesince, sözleşmeye konu evin ticarete tahsisli olmayıp ikmet amaçlı olduğu ve ihtilafın Tüketici Mahkemelerinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
Tüketici Mahkemesi ise, tarafların ticaret şirket olduğu ayrıca uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Borçlar Kanunu’nun 355. maddesinde ise, istisna akdi bir tarafın iş sahibi, diğer tarafın yüklenici konumunda olduğu ve bedel karşılığında bir şeyin imalinin yapılmasının sağlandığı sözleşme olarak tanımlanmıştır.
Somut olayda, davacının taraflar arasında düzenlenen tamirat,tadilat ve yapım işleri konulu sözleşmeden doğan yükümlülüklerin davalı tarafca süresinde yerine getirilmediği iddiasıyla davalıya verilen senetle ilgili olarak borçlu olunmadığının tespitini talep ettiği anlaşılmıştır.Somut olayda, eser sözleşmesinin mevcut olduğu ve eser sözleşmesinin de genel hükümler ve Borçlar Kanunu’nun 355. maddesinde düzenlendiği anlaşıldığından, 4077 Sayılı Kanunun kapsamında bulunmayan uyuşmazlığın … 37.Asliye Ticaret Mahkemesinde görülerek çözümlenmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince … 37.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 08.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.