Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/20368 E. 2017/2592 K. 13.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20368
KARAR NO : 2017/2592
KARAR TARİHİ : 13.03.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı …Ş. vekili ve davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacılar vekili; 22/10/2008 günü davalı … Groupama Sigorta AŞ.’nin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortacısı, davalı …’un kayıt maliki ve davalı …’un sürücüsü olduğu araçta yolcu olarak bulunan davacı … ve …’nin kızı, diğer davacıların kardeşi …’ın, araç sürücüsünün yaptığı tek taraflı trafik kazası sonucu vefat ettiğini, araç sürücüsü …’ün …’in sözlüsü olduğu ve kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğunun belirlendiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla davacılar … ve … için ayrı ayrı 15.000,00 TL’den toplam 30.000,00 TL maddi tazminatın (destek tazminatı ve cenaze defin gideri) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline (sigorta şiketi poliçe limiti ile sınırlı) ; ayrıca davacılar … için 20.000,00 TL, … için 20.000,00 TL, … ve … için ayrı ayrı 10.000,00 ‘er TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …Ş. vekili; kazaya karışan aracın trafik poliçesinin davalı şirket tarafından temin edildiğini, poliçede azami teminat limitlerinin yazılı olmasının bu miktarın mutlak surette ve otomatik olarak ödeneceği anlamına gelmeyeceğini, ödemenin kusur oranı dikkate alınarak
yapılacak aktüerya hesabı ile belirlenmesinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar … ve … vekili; davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne davacı … için 5.955,50 TL, davacı … için 5.480,50 TL maddi tazminatın davalılardan … ve …’dan 22/10/2008 kaza tarihinden, davalı  … Sigorta Şirketi  AŞ.den  04/05/2010 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara hakları oranında ödenmesine; davacı …  ve … için 8.000,00’er TL. davacılar … ve … için 4.000,00’er TL manevi tazminatın 22/10/2008 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve …’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara hakları oranında ödenmesine karar verilmiş; hüküm davalı …Ş. vekili ve davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi heyeti raporunda belirtilen kusur oranları ve manevi tazminatın takdirinde 818 sayılı BK’nun 47. md. (TBK’nun 56. maddesindeki) özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre; davalı …Ş. vekili ve davalılar … ve … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda kazaya karışan aracın poliçesini düzenleyen sigorta şirketinin dava açıldıktan sonra 26.05.2011 tarihli ibraname karşılığında 02.06.2011 tarihinde yaptığını ileri sürdüğü 30.298 TL’lik ödeme hiç değerlendirmeden karar verilmiştir.
Ödeme borcu sona erdiren sebeplerden olup, sunulan ibranamenin açılan davadaki talepler yönünden etkisinin ne olacağının değerlendirilmesi gerekmekte olup, iddia olunan ödemenin ve ibra keyfiyetinin gerçekliğinin davalı … şirketinden araştırılarak, varlığının tespiti halinde sonucuna
göre karar verilmesi gerekmesine rağmen bu husus gözardı edilerek eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davalı …Ş. vekili ve davalılar … ve … vekilinin yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı …Ş. vekili ve davalılar … ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …Ş. ve davalılar … ve …’a geri verilmesine 13/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.