Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2014/20513 E. 2014/17793 K. 04.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20513
KARAR NO : 2014/17793
KARAR TARİHİ : 04.12.2014

MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 03/07/2014
NUMARASI : 2013/513-2014/366

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde dahili davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıya sigortalı araçta yolcu olarak bulunan davacının meydana gelen trafik kazasında yaralandığını belirterek, fazlaya dair haklarını saklı tutarak talep açıklama dilekçesinde 6.300,00.-TL sürekli ve geçici çalışma gücü kaybı, 500,00.-TL bakım ücreti, 500,00.-TL tedavi gideri, 200,00.-TL ulaşım gideri olmak üzere toplam 7.500,00.-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiş, talebini ıslah dilekçesiyle arttırmıştır.
Davalı E.. A.. vekili, davanın reddini savunmuştur.
Dahali Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; Dairemizin 13.06.2013 tarih, 2012/13220 esas, 2013/8972 karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu, davanın kabulüyle geçici çalışma gücü kaybı için 10.000,00.-TL, SGK’nin sorumluluğunda kalmayan ulaşım, hasta bakım ve refakatçi, sair tedavi gideri toplam 11.709,31.-TL olmak üzere toplam 21.709,31.-TL’nin taleple bağlı kalınarak 13.849,31.-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava Borçlar Kanunu’nun 46. maddesi (6098 sayılı TBK md. 54) gereğince çalışma gücünün kaybı nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
1086 sayılı HUMK’nın 388. maddesi (6100 sayılı HMK m. 297) uyarınca mahkeme kararında, iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakıalarda bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde, hüküm sonucu kısmında da, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Aynı Kanunun 389. maddesinde de “Verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmıyacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır” hükmüne yer verilmiştir (6100 sayılı HMK m. 297 ve 298). Belirtilen madde hükümlerine göre hakim gerekçeye uygun karar vermek zorunda olup gerekçe ile hüküm birbirine uygun olmalıdır. Başka bir anlatımla, tesis edilen hüküm, infazı kabil ve uygulanabilir olmalıdır.
Dairemizin 13.06.2013 tarih, 2012/13220 esas, 2013/8972 karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, mahkemece doktor bilirkişiden alınan raporda toplam 11.749,31.-TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri olduğu belirlenmiş, davacı yanın talebi üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu davaya dahil edilmiş, yapılan yargılama neticesinde mahkeme gerekçesinde bilirkişi tarafından belirlenen bu tutarın SGK sorumluluğunda kalmayan tedavi gideri olduğu belirtilmesine karşın hüküm kısmında her iki davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu bakımdan kararın gerekçesi ile hükmü arasında çelişki ortaya çıkmasına neden olup HUMK’nun 388 ve 389. (6100 sayılı HMK m. 297 ve 298) maddelerine aykırı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Bozma gerekçesine göre davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi şimdilik gerek duyulmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına 04.12.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.