YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20705
KARAR NO : 2017/3174
KARAR TARİHİ : 23.03.2017
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; müvekkilinin 18/3/2012 tarihinde davalılardan….’a ait olan davalı …Ş. tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası yapılan ve davalılardan …’in idaresindeki … plaka sayılı araçta yolcu olarak yanlarında bulunan 3.şahısla birlikte otoban yan yol üzerinde sürücü …’in direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ve aracın yoldan çıkarak dere yatağına düşmesi sonucunda yaralandığını, aracın sürücüsünün davalı …’in olay esnasında 1,96 promil alkollü çıktığını, kazada sürücünün asli kusurlu olduğunu, sözkonusu yaşananlardan dolayı müvekkilinin maddi ve manevi olarak yıprandığını,müvekkilinin geçici işgücü kaybı nedeni ile fazlaya ilişkin hak ve alacak talep etme hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00.-TL maddi tazminat, kaza sonucu ortaya çıkan maluliyetinden dolayı uğradığı ve uğrayacağı işgücü kaybı ve maddi zararları açısından fazlaya ilişkin hak ve müteselsilen tahsili ile 100.000,00.-TL manevi tazminatın davalılardan … ve …’dan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; maddi ve işgücü kaybıyla ilgili davanın tüm davalılar yönünden feragat nedeniyle reddine, 2.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan 18/03/2012 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalı …’den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
6098 sayılı TBK. md. 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Buna göre; manevi tazminatın belirlenmesinde, davalı tarafın kusuru, davacı tarafın haksız fiilden kaynaklanan mağduriyetinin neler olduğu net bir şekilde belirlenmelidir. Davacı …’ın 18.3.2012 tarihinde meydana gelen dava konusu kaza nedeniyle uğradığı manevi zararının belirlenmesi açısından, tedavi evrakları da celp edilerek kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre bir maluliyet raporu alınarak manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı hüküm verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 23/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.