YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20738
KARAR NO : 2014/17034
KARAR TARİHİ : 27.11.2014
MAHKEMESİ : Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/03/2014
NUMARASI : 2013/681-2014/138
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkete kasko sigorta poliçesiyle sigortalı aracını evinin önüne park etmek isterken komşusunun park halindeki aracına çarptığını, araçta meydana gelen hasarın ödenmediğini, davalı tarafından ikame araç sağlanmadığından müvekkilinin araç kiralamak zorunda kaldığını belirterek 6.395,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının dava açılmadan önce talep ve dava haklarından feragat ettiğini, davacının alkollü olduğunudan kaza mahallini terk ettiğini, zararın teminat dışında olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla talebin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davacının poliçe kapsamında talebinden kesin ve şartsız vazgeçtiğinden hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Dava konusu olayda, davalı vekili tarafından davacının hasar dosyasındaki talebinden kesin ve şartsız olarak vazgeçtiğine dair 10.10.2013 tarihli mutabakat belgesi sunulmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307. maddesi uyarınca feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Aynı kanunun 311. maddesi uyarınca da feragatın kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı öngörülmüştür. Feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğundan feragat beyanının kayıtsız, şartsız ve tereddüte yer vermeyecek derecede açık olması gerekmektedir.
Davacı tarafından imzalandığı iddia edilen 10.10.2013 tarihli vazgeçme beyanı içeriği itibariyle HUMK 91 maddesi ve 6100 sayılı HMK’nın 307. maddesi anlamında hakkın özünden feragat anlamında değildir. Bu nedenle sözkonusu mutabakatın, feragat beyanı olarak kabulü mümkün değildir. O halde mahkemece, işin esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazların kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 27.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.