YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21017
KARAR NO : 2017/3216
KARAR TARİHİ : 27.03.2017
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki, ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm, davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının trafik sigortacısı olduğu aracı sevk ve idare eden davacının eşi….’ın yaptığı tek taraflı kazada öldüğünü, davacının ölen eşinin desteğinden yoksun kaldığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.000,00 TL. maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 09.05.2014 tarihli artırım dilekçesiyle, taleplerini 58.359,20 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, kaza yapan aracın trafik sigortacısı olduklarını, poliçe ile kazada zarar gören 3. kişilerin zararlarının teminat altına alındığını, davacı murisinin kendi kusuru ile sebep olduğu kazada öldüğünü ve 3. kişi sıfatı bulunmayan davacının tazminat talep hakkı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kabulü ile 58.359,20 TL. tazminatın dava tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının talebinin ölenin mirasçısı sıfatına değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatına dayanması, doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki desteğin kusurunun davacıya yansıtılamaması, sürücü desteğin tam kusurlu olmasının onun desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyecek olması (HGK’nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 Esas-411 Karar, HGK’nun 22.2.2012 gün 2011/17-787 Esas- 2012/92 Karar, HGK’nun 16.1.2013 gün ve 2012/17-1491 Esas- 2013/74 Karar sayılı ilamları) nedeniyle davacının tazminat talep hakkı bulunduğunun kabulünde bir
usulsüzlük bulunmamasına, davalı tarafından sigortalanan aracın kullanım amacının ticari olması nedeniyle ticari faize hükmedilmesinde bir hata görülmemesine göre; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Pasif devre zararının hesaplanması sırasında esas alınan ücret, bir çalışmanın karşılığı değil, ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır. Hal böyle olunca da ücretle fiilen çalışanlara uygulanmak için getirilen asgari geçim indiriminin, ücretli bir çalışmanın söz konusu olmadığı pasif dönem (devre) zararının hesaplanmasında dikkate alınamayacağı açıktır. Zira, asgari geçim indirimi (…), ücretin eki olmadığından, tazminat alacaklarının hesaplanmasına esas ücrete dahil edilemez.
Somut olayda, desteğin tazminata esas geliri asgari ücret olarak kabul edilmiş; ölüm tarihi itibariyle pasif dönemde bulunan desteğin geliri belirlenirken, bekar ve çocuksuz kişi için saptanan AGİ bedeli dahil olacak şekildeki asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmış olması doğru değildir. Bu nedenle, pasif döneme ilişkin hesaplamanın,… dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden yapılması konusunda, rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alındıktan sonra, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 27/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.